Kız hiçbir

Şu Ana Kadarki Red Edilişlerim

2020.10.27 22:44 fancy_ladder2 Şu Ana Kadarki Red Edilişlerim

Yavaşça uykuya dalmak istiyorum fakat içimdeki azap beni terk etmiyor. Başarısızlığın perdesi sinemde kalıp bana hayali bir duvar örmeye pek ısrarlı. Ve uykum adeta bu duvardan sızamıyor ruhuma, acım beni ayakta tutuyor.
Eski anıların aklımı kemirdiği yetmediği gibi beynim kontrolden çıktı artık, bilinçaltımın devredışı kaldığını hissediyorum. Beynim, benliğimi ele geçirip benim adıma hareket ediyor, duygularımın esir tutulduğu parmaklıkları kırdı. Kalbimde saklı lavlar organlarıma doğru sızarak bana derin bir acı yaşatıyorlar.
Ben, kadınlara olan ilgimi erken keşfettim. Bu hiç iyi değil, çünkü erkek çocuğu ukala olur. Kızlar doğaları gereği ukala erkeklerden hoşlanır ve ufak bir oğlanın ukalalığı, onun liderliğini de sembolize eder. İçimdeki aşk beni ukala bir oğlan olmaktan uzun süre alıkoydu. Türkiye'de okuduğum anaokulunda bir kıza aşık oldum, sonrasında ona yaranmak için arkadaş oluverdim (Büyük hata). İlkokula geçtiğimizde bu kızla aynı sınıfa düştüm, ilkokul boyunca onun platoniği olarak kaldım. En sonunda ortaokula geçmemize kısa bir zaman kala, artık bıçağın kemiğe dayandığını o anki çocuk aklımla kavrayarak, dersin boş olduğu bir gün sıramın üzerine çıktım ve "Ben X kişisine aşığım!" diye bağırmaya başladım. Bunun üzerine arkadaşlarla bazı sıkıntılar yaşadık, kız da postayı koydu tabi ki. Ortaokula geçtiğimde platonik olarak kızlara aşık olmaya ve onlara bir beta olarak yaranmaya devam ettim. 6 yaşımdan, 13-14 yaşlarıma kadar takribi 5-6 kıza tutulup postayı yedim. Lise geldiğinde bu sefer kendi "dolaylı" yaklaşımımla kızlara yaklaşmaya devam ettim. Her ay yeni kızlar. Ve tahmin edin sonuç ne? Koca bir 0.
Her ay birkaç kıza asıldığımı varsayarsak (Yaz tatili hariç), hesaplarıma göre 13-16 yaşlarım arasında 100'e yakın kız tarafından şutlanmış olmam lazım. Bunlar brutal olanları tabi ki de, ufak tefek olanları sayarsak bu sayı 200'ü geçebilir. Bu yıl, 17 yaşındayım. Okulum 3 ay önce başladı, 3 ayda 7 kız tarafından red edildim. Tek fark artık kızlara direkt yaklaşmam "Merhaba, çok güzel görünüyorsun, adın ne senin?" gibi.
Daygame yapmaya çalıştım ve birkaç seansa çıktım (Devam edeceğim) fakat bunlar daha çok adapte olmak içindi ve ısınma setleri açtım. Onlardan da sonuç çıkmadığı gibi 3-4 tane benimle konuşmadan geçip giden de oldu. Anlayacağınız 17 yıllık ömrümde 100 ila 200 arası kız tarafından red edildim.
İlkokul-ortaokuldayken obezdim. Sonra bir anda diyete girdim ve bir deri bir kemik kaldım. Bu sefer de kilo almakla uğraştım. Lisenin başlarında spora giderek nihayet şu anda sahip olduğum fit forma ulaştım. Omuzlarıma kadar olan saçlarımı birkaç hafta önce kestim. Keskin bir elmacık kemiği ve çene hattım var. Genelde beni sevmeyenler bile yakışıklılığımı itiraf etmiştir ve benimle muhattap olmayan insanlardan bı konuda defalarca laf duymuşumdur. Tanımadığım kızlara asılacak kadar özgüvenim ve büyüleyici bir dış görünüşüm var. Yazarlığımın da etkisiyle hitabetim kuvvetlidir. Fakat elde ettiğim tek şey 200 red, bu 200 kız arasından bir tane bile "Gel beraber gezelim." diyen çıkmadı.
Bu yılın başından beri okuldaki birçok kızı durdurarak ve doğrudan yaklaşarak onlarla konuştum. 3 ayda 7 kıza yaklaşarak (Kendi okulumda) onları güzel bulduğumu ve onlarla tanışmak istediğimi söyledim. Sonuç neydi? "Sadece arkadaş!" "Olmaz, ben seni öyle sevmiyorum!" 10 yıldır kadınlarla etkileşim halindeyim. 1 kere bile kabul edilmek nedir hissedemedim.
Kederliyim, vaziyetimden nefret ediyorum. Artık sikişen çift izlemekten o kadar sındım, o kadar sındım ki...
Bu günden sonra daygame'e kaldığım hızla devam edeceğim, günde 10 kıza yaklaşacağım. Bu açlık bedenime hükmediyor artık. Gerekirse bütün Avrupa kıtasındaki kızlar tarafından red edilip kıta değiştireceğim, gerekirse (ömrüm yeterse) çok para kazanıp uzaya gidecek ve orada kendime dişi yaşam formu arayacağım. Ama bu açlık ve cesaretin kombinasyonuyla toprağın altında iskeletim kalıncaya kadar kız bulmak için uğraşacağım.
Hayal kırıklığı mıyım? Kesinlikle. Başaracak mıyım? Bilmiyorum. Deneyecek miyim? Canım pahasına!
Hiçbir şey beni yenemez!
submitted by fancy_ladder2 to turkincel [link] [comments]


2020.10.27 18:42 Minik_enginar_yemegi LATİNCE#16 ZARFLAR VE BAĞLAÇLAR

Latince Türkçe Örnek
Et Ve Marcus et Caesar(Marx ve Sezar
Sed Ama Non venio sed venibo(Gelmiyorum ama geleceğim.)
In(Ablativus ile) içinde, "-de,-da" Exercitus in urbe(Ordu şehirde)
In(Accusativus ile) -e doğru(Hareker bildirir.) Exercitus in Italiam contendt(Ordu Italya'ya doğru ilerliyor.
Ad(Accusativus ile) -e doğru(Hareket bildirir.) Milites ad turrem venint(Askerler kuleye doğru geliyorlar.
Ex-E(Ablativus ile) -den,-dan Ex nihilo nihil fit(Hiçlikten hiçlik doğar.)
Ab-A(Ablativus ile) tarafından A rege laudatus est(Kral tarafından övüldü.
Cum(Ablativus ile) beraber, birlikte Caesar cum exercitu venio(Sezar orduyla birlikte geliyor.)
Trans(Acc. ile) Ötesinde, ilerisinde Est vir trans flumen(Nehrin ötesinde bir adam var.)
Ac Ve(Et gibi)
Ante(Acc. ile) Öncesinde, önce Ante te neminem amo(Senden önce kimseyi sevmedim.)
sine(Abl.) -siz,-sız Sine te non possum vivere.(Sensiz yaşayamam.
Nunc Şimdi Hic et Nunc(Şimdi ve burada)
Antea Önceden
Atque Ve (Et gibi)
De(Abl. ile) Hakkında De officiis(Yükümlülükler hakkında/üzerine)(Cicero'nun kitabı)
Igitur Bu sebepten/O halde
Inter(Acc.) Arasında
Interim Bu esnada/Bu sırada
Mox Az sonra
Nam Zira Non veni sed aeger sum(Gelmedim çünkü hastayım)
Numquam Hiçbir zaman
Ob(Acc.) -Den dolayı Ob has causas(Bu sebepten dolayı)
Olim Bir zamanlar Olim in Anatolia(Bir zamanlar Anadolu'da)
Per(Acc) içinden,arasından Per urbem(Şehrin içinden)
Primum Öncelikle Primum ad domum venit.(Öncelikle eve geldi.
-que(İkinci kelimenin sonuna getirilir.) ile Puer puellaque(Oğlanla kız)
Quoniam Mademki
Saepe Sık sık
Satis Yeter, Kafi
Statim Derhal Statim ad domum veni(Derhal eve gel)
submitted by Minik_enginar_yemegi to LatinceTR [link] [comments]


2020.10.27 18:41 Minik_enginar_yemegi LATİNCE#16 ZARFLAR VE BAĞLAÇLAR

Latince Türkçe Örnek
Et Ve Marcus et Caesar(Marx ve Sezar
Sed Ama Non venio sed venibo(Gelmiyorum ama geleceğim.)
In(Ablativus ile) içinde, "-de,-da" Exercitus in urbe(Ordu şehirde)
In(Accusativus ile) -e doğru(Hareker bildirir.) Exercitus in Italiam contendt(Ordu Italya'ya doğru ilerliyor.
Ad(Accusativus ile) -e doğru(Hareket bildirir.) Milites ad turrem venint(Askerler kuleye doğru geliyorlar.
Ex-E(Ablativus ile) -den,-dan Ex nihilo nihil fit(Hiçlikten hiçlik doğar.)
Ab-A(Ablativus ile) tarafından A rege laudatus est(Kral tarafından övüldü.
Cum(Ablativus ile) beraber, birlikte Caesar cum exercitu venio(Sezar orduyla birlikte geliyor.)
Trans(Acc. ile) Ötesinde, ilerisinde Est vir trans flumen(Nehrin ötesinde bir adam var.)
Ac Ve(Et gibi)
Ante(Acc. ile) Öncesinde, önce Ante te neminem amo(Senden önce kimseyi sevmedim.)
sine(Abl.) -siz,-sız Sine te non possum vivere.(Sensiz yaşayamam.
Nunc Şimdi Hic et Nunc(Şimdi ve burada)
Antea Önceden
Atque Ve (Et gibi)
De(Abl. ile) Hakkında De officiis(Yükümlülükler hakkında/üzerine)(Cicero'nun kitabı)
Igitur Bu sebepten/O halde
Inter(Acc.) Arasında
Interim Bu esnada/Bu sırada
Mox Az sonra
Nam Zira Non veni sed aeger sum(Gelmedim çünkü hastayım)
Numquam Hiçbir zaman
Ob(Acc.) -Den dolayı Ob has causas(Bu sebepten dolayı)
Olim Bir zamanlar Olim in Anatolia(Bir zamanlar Anadolu'da)
Per(Acc) içinden,arasından Per urbem(Şehrin içinden)
Primum Öncelikle Primum ad domum venit.(Öncelikle eve geldi.
-que(İkinci kelimenin sonuna getirilir.) ile Puer puellaque(Oğlanla kız)
Quoniam Mademki
Saepe Sık sık
Satis Yeter, Kafi
Statim Derhal Statim ad domum veni(Derhal eve gel)
submitted by Minik_enginar_yemegi to KGBTR [link] [comments]


2020.10.25 23:21 CreativeGrand klişe olarak görmeyin hepimizin sorunu

harbi 31 çekmekten gına geldi amk. hiçbir 31 yöntemi amın yerini tutmuyor arkadaş. karı lazım kuku lazım amk. ama nasıl ulaşıcaz. kız arkadaş desen aşırı uğraştırıcı ve sonucu da garanti değil. ayrıca masraflı. kerhaneye gideyim desen cinsel hastalık bulaşma riski ve leş gibi karılar. hem koronavirüs yüzünden kapalı zaten. nasıl olacak bu iş. milyonlar acı çekiyor bu yüzden. kızlar da azcık verse ya noluyo amlarını yosun tutturuyolar da.
submitted by CreativeGrand to KGBTR [link] [comments]


2020.10.25 09:40 ArnoldCivardanegezer Elliot'ı anlamak...

ER hakkında benim de olumsuz görüşlerim vardı ama dün serseri kılıklı genç bir oğlanın iki kızla aşağılayıcı konuşmasına şahit olunca bir an aklıma ER geldi.
Hayatı boyunca kimsenin tavuğuna kışt dememiş, her zaman nazik efendi bir insan olmuş, olay sonrası soruşturmaya giden polislere bile komşuları onun hakkında hep olumlu sözler söylemişler.
''Neden kızlar bana 1 şans bile vermiyor eğer şans verseler onlar için değerli biri olduğumu görecekler. Dünya , yaşamak çok güzel'' diyor. Bu cümleleri kuran bir insanın artık nasıl dayanılmaz acılar çekip bir katile dönüşebileceğini, kendi hayatına da son vereceğini anlayabiliyor musunuz ?https://youtu.be/t-jCSZh2tMk?t=276
Isla Visla (bizdeki Eskişehir gibi öğrenci kenti) gibi bir yerde BMW araçla ve iyi giyimine rağmen hiçbir kız yüz vermemiş adam da en sonunda delirmiş, hangimiz delirmiyoruz ki ? Bizim düşünce dünyamızı Elliot'tan ayıran çok şey mi var ?
Toplumca dışlanmış, ötekileşmiş, rencide edilmiş ve potansiyeli engellenmiş birinin içinde yuvalanan karanlığı bilemezsiniz. ER'leri yaratanlar sizlersiniz. R. I. P Elliot Rodger
submitted by ArnoldCivardanegezer to turkincel [link] [comments]


2020.10.24 19:45 Roach778 Sadece Okuyun(Uzun Yazı)

Yazı bana ait değildir.
kız ol. liseli ol. köşebaşı serserisi okulun(a) gidip gelirken sana laf atsın, abaza ekürisinin
tanıklığındailk seferde hoşuna gitmese de sonradan etkilen. 52 çekerken köşebaşı serserisinin
altında hayal et kendini. bir bayram günü mahalledekiler birbiri ile selamlaşırken falan o serseri de
arkadaş grubu içerisinde seninle bayramlaşırken dudağına yakın bir yere öpücük kondursun. akşam
bir SMS kayıtlı olmayan numara. Semra naber? Köşebaşı serserisi seni parka çağırsın git. güzelsin
hoşsun desin elini bacağına koysun karşı koyma, sessizliğinden cesaret alıp fransız öpücüğü atsın.
köşebaşı serserisi her akşam parkta pantolon üzerinden amını mıncıklasın, arkadan sarılıp götüne
dayasın, omzuna elini alıp biraz aşağı elini kaydırım memelerini ellesin, tükürükleriniz birbirine
karışsın her akşam. bir gün mesajlaşırken evde ailenin olmadığını öğrensin evine gelsin. sabahlar
olmasın diyerek oracıkta bekaretini ver henüz 15 yaşındayken. köşebaşı serserisi seni boş inşaata
çağırsın orada versin kösküyü. mahallenin diğer gençleri de serseriye ayar versin bir sonraki sefer
inşaatte siz sevişirken yan odadan 2 kişi daha çıksın. köşebaşı serserisi bir şey demesin onlar da
bize yok mu deyip sana yumulsun. hayatında ilk defa götten sikil, sevgilin ilk ben yapacağım açılış
benden desin sırıtsın. aralarında seni tost yapsınlar. sevgiline kız o an karşı koyamasan da bir daha
görüşme numarasını falan engelle. seni biraz tehdit etsin falan kulak asma. artık serseri
sevmemeye karar verip lisedeki masum çalışkan öğrenciye cilve yap. lisedeki çalışkna öğrencinin
ağzının suyu aksın haftasonları görüşüyor olun. lisedeki çalışkan öğrenci kopya falan versin, sana
olan aşkını anlatsın, sürekli iltifat falan. liseli çalışkan öğrencinin aptal aşık halleri sana sıkıcı gelsin
vur tekmeyi gitsin. çocuğun dersleri çakılsın aylarca kendine gelemesin ama sen 1 hafta içinde yeni
birini bulmuş ol. arkadaşın aslının üniversiteye giden mimarlık öğrencisi abisi ile sevgilisin. seni her
haftasonu arabasıyla alıyor, yediriyor, içiriyor, arabasıyla mahalleye geri bırakıyor. eğlenceli çocuk
sürekli seni güldürüyor. sigara ısmarlıyor, bira ısmarlıyor, güzel ortamlara sokuyor bara falan
gidiyorsunuz onun arkadaş grubuyla birlikte olduğun için reşit olmadığını düşünmüyor zaten
makyajınla falan olayı kapatıyorsun. aslının abisiyle arkadaşının boş evinde çatur çutur
sikişiyorsunuz, oral seksteki yeteneğin onu mest ediyor. aslının abisi bir süre sonra senin gibi bir
sülüğe para yedirmekten sıkılıp başka çiçeklerden bal almak isteyen bir arıya dönüşüp sana siktir
çekiyor. lise son oluyorsun bu sene sınava çalışman lazım. dershanede geç saatlere kadar etütlere
kalıyorsun falan sevgili düşünecek durumda değilsin. etüt derslerine giren yeni mezun sinan
hocanın sana ilgisi olduğunun farkına varıyorsun. sinan hoca sana temas etmek için fırsat kolluyor,
sen de onu gaza getirmek için dekolte veriyorsun, cilveli konuşuyorsun. sinan haftasonu istersen
gel bizim evde çalışalım dershane evlerimize uzak ama evlerimiz birbirine yakın diyor. sinan ders
çalışırken seni gözleriyle soyuyor. mola verilim biraz falan deyip sevgilin var mı muhabbeti açıyor.
senin gibi güzel bir kızın nasıl sevgilisi olmaz diyor. hocam ben gerçekten güzel miyim diyorsun.
tabii ki güzelsin melek gibisin diyor yüzünü okşuyor. Gözlerini kapatıyorsun bu onun için bir işaret
oluyor. Sinan hoca ile akşama kadar denemediğin pozisyon kalmıyor. artık sevgili olmadan sikişmeyi
normal bulmaya başladın. mahalledeki marketin oğluna bedava sigara için elletiyorsun. Bir süre
sonra ellemek yetmiyor oğlana sakso çekiyorsun, nihayet onunla depoda sikişyorsun, adam 30'lu
yaşlarında senin yaş 18. üniversiteyi başka bir şehirde kazanıyorsun. senin orospuluklarından
bihaber anan baban sana nasihat ediyor. Tabii tabii, tamam gibi sözlerle geçiştiriyorsun.
üniversitede her türlü seksin içinde bulunuyorsun. üniversiten mezun oldun iş arıyorsun.
tatlısözlükte çok genç yaşta bekaretini kaybeden kızların acındıra acındıra yazdıkları entryleri
okuyorsun. bakkalın deposunda ufacık yaşta kendimden büyük biri ile birlikte oldum. masum bir
kızdım tüm masumluğumu okulun kantincisiyle kaybettim. ufacık dünyadan haber bir kızdım siz bir
kızın kendinden yaşça büyük kişiler tarafından kandırılıp bekaretini kaybetmesini bilemezsiniz
onlarca kız cafe sahibine, esanafa, öğretmenine bekaretini veriyor. entryleri okuyup okuyup
duygusala bağla erkeklere nefretin artsın. erkeklerden nefret et ama amacın zengin bir erkek bulup
ev hanımı olmak olsun. saçma sapan bir firmada işe başla. patron pasa sana asılsın. müdür sana
asılsın. iş arkadaşların sana asılsın. erkekler ne kadar da namussuz diye düşün. zamanında bedava
seni gezdirip, seni yediren,seni içiren adamları hatırla. yahu artık neden kimse beni sevmiyor varsa
yoksa amaçları seks. kadın bedeni seks objesi değildir diye düşün. güzelliğin olmadan hiçbir işe
kabul edilmeyecek olduğunun farkında olma. kimse seninle evlenmek istemesin. yahu sanki erkekler
seks yapmıyorlar mı deyip 30 yaşına kadar 2 kaşar sikmiş erkeği bakire olmanı istediğinden dolayı
eleştir. yaptığın orospulukları çok sıradan bir şey gibi anlat her türlü internet mecrasında ve
özgürlükten bahset. bir yandan özgürlükten bahset, diğer yandan bakire kız isteme özgürlüğü olan
erkekleri bundan dolayı eleştir. düşünce özgürlüğünü savun, bakire kız isteyen adamı
düşüncesinden dolayı internet ortamında sanal lince uğrat. bakire kız isteyenlerden nefret et
umarım götten vurdurmuş ağzına almış bakireler sizi bulur diye beddua et. diktirip diktirip sizi
kandıracaklar diye işi alaya vur. bu gibi şeylerle erkeklerin yahu zaten bakire olanlar da götten
siktirmiş oluyor diye düşünüp, senin gibi amı-götü otobana dönmüş biri ile evlenmeyi normal
göreceğini düşün. bunu normal görecek yumuşak huylu bir erkeği kafalamayı başar. adamın
anasından emdiği sütü burnundan getir düğün salonunu tutarken, gelinlik alırken en pahalısına
göz dik. mobilya alırken, beyazeşya alırken depresyona girmesine sebep ol. adamın ve ailesinin tüm
birikimini sıfırla üzerine kredi çektir. evlendikten bir süre sonra Necla'nın kocası temizliğe yardım
ediyor diye dırdır et. Aysunlar her yaz 5 yıldızlı otele tatile gidiyorlar biz babanın yazlığına gidiyoruz
bütün işleri bana yıkıyor anan diye dırdır et. senin efendi olduğun eşininse köle olduğu bir hayat
yaşa. tıynetine bağlı olarak belki de eşini aldat. gördüğü zulm nedeniyle, psikolojik şiddetine fiziksel
şiddet göstererek seni susturmaya çalışırsa eşinden tazminat alarak boşan. mağduru oyna. adam
şiddet uygulamayıp senden boşanmak isterse, çekişmeli boşanma ile bu beni boşamak istiyor
hakim hanım lütfen bütün birikimini ve maaşının bir bölümünü bana verin de. düğünde takılan
takıların geliri senin olsun ama düğün nedeniyle girilen borç konusunda hiçbir sorumluluğun
olmasın. çocuklarını babasına karşı kışkırt babalarına düşman olarak yetiştir. yeni sevgilin Mert'in
sizin evinize girip çıkmasına izin ver. mert lise çağındaki genç kızını bir punduna getirip tıktıklasın.
döngü başa dönsün masumiyetini kaybeden kızın anasının yolunda ilermeye başlasın.
submitted by Roach778 to turkincel [link] [comments]


2020.10.22 21:34 vappinijack Rüya

Beyler rüyamda sikişiyordum ama görmedim ve sonraki güne geçti sanki kız hiçbir şey yapmamış gibi bir tavırım vardı
Kıza evelsi gün "do something" mimini gösteriyordum dün ben diye ardından bana 2 gün trip atıp benden ayrılıyordu
submitted by vappinijack to KGBTR [link] [comments]


2020.10.19 22:06 Past_Comfortable6474 Komşumun oğlu

Beyler komşumuzun oğlu liseye gidiyor. Bunun bir sevgilisi varmış liseden. Bu salak kızdan ayrılmak istediğini söyleyince kız buna iftira atmış; bana tecavüz etti, diye. Çocuk tam 3 ay yattı hapishanede. Sonra annesi ve kız gidip şikayetlerini geri almış; kızının zaten normal olmadığını, şimdiye kadar bir sürü erkekle yattığını söylemiş. Çocuk, kızın annesinin merhameti sayesinde hapisten kurtuldu. Siktigimin yasalarında bir orospu hayatınızı böyle mahvedebilir işte. Çocuğun suçu da hiçbir şekilde kanıtlanmadi. Direkt olayın en başından tutup,hapse attılar çocuğu. Ailesi 20 bin liraya avukat falan tuttu. Bir orospu, adamı canının istediği ölçüde hapiste yatırdı yani.
submitted by Past_Comfortable6474 to turkincel [link] [comments]


2020.10.19 19:12 Ardabas34 Yabancılarla Ermeni Soykırımı Konusunda Tartışırken Tek Atan Kaynak

https://www.quora.com/Is-it-true-that-the-Ottoman-leadership-sent-out-written-order-to-feed-and-protect-the-Armenians-during-the-Armenian-genocide-If-so-did-those-orders-survive-or-are-they-known-from-hearsay-And-if-orders-did-exist-how/answeAyse-T-Dogu
Direkt, temiz. Bunu atıyorsunuz.
Orjinal Osmanlı belgeleri çevirileriyle beraber. Osmanlı askeri üst düzeyinin Ermenilerin hayatlarından endişe ettiklerinin birincil elden kanıtı.
Bunu düzenleyen kız osmanlıcı akpli olduğu için kavgalıyım ama çok güzel iş yapmış hakkını vermek lazım.
İkinci olarak:
https://www.youtube.com/watch?v=vqR_sYqQGbs&ab_channel=SaladinoA
Ünlü Orta Doğu kitabının yazarı Bernard Lewis'in 1915 olaylarını neden soykırım olarak adlandırmadığını anlattığı video. Tek başına işe yaramayabilir bu yalnız, adam yahudi olduğu için politik tavır diyebilirler.
Üçüncü olarak da bunu eğer daha olaya nötral, ılımlı yaklaşan birisiyse kullanın, sadece Türk tarafının olaya bakış açısını öğrenmek ister misin diyerek kullanın, sonra desteklemek için üsttekileri de atarsınız.
https://www.youtube.com/watch?v=0oGXENYEztM&ab_channel=TRTWorld
Arkadaşlar bakın 83 milyon nüfusumuzla Ermenilerden bu konuda kat kat gerideyiz bu videoları yayın, yayın ki bilinsin. Bakın bunlar yayılmadığı sürece hiçbir anlamları yok.
Edit:
u/erogonight paylaştı.
https://www.youtube.com/watch?v=TPcNuu3jJWk&ab_channel=ATA-A
Prof Justin McCarthy.
submitted by Ardabas34 to Turkey [link] [comments]


2020.10.18 16:22 Hassc_tr Liseliler Gelin Biraz

Bak dostum komünizmmiş, Marksizmmiş, Türkçülükmüş, Kürtçülükmüş senin bunlarla işin yok.
Sen eli sikinde gezen ve muhtemelen pek kız arkadaşı olmayan yıkık ergenin tekisin.
Muhtemelen hiçbir sorumluluğun olmamasına rağmen hayatın sana göre berbat gidiyor.
Şunu söylemeliyim ki, 18 yaşına bastığın gün ailenin bile davranışları değişecek. Herkes sana 30 yaşındaymışsın gibi yük yükleyecek ve beklenti içine girecek. En başta devlet yapacak bunu. Bu yaşa gelince "ama ben daha küçüğüm, daha durun yaşayamadık bile amk" diyemeyeceksin. Çoğunuzun ailesi pür çomar. Belanızı sikerler hayatınızı yaşamaya çalışırsanız.
Bu yüzden sen vasıfsız eleman bu yaşlarında nsfw kovalamak yerine çalışmak zorundasın. Dilini geliştirmek zorundasın. Derslerine çalışmak zorundasın. Aksi takdirde lise biter bitmez ya sanayiye gidip gençliğini çürüteceksin ya da sikik bir şehirde az puanının yettiği üniversitede yıllarını harcayacaksın.
Bakın bunu kimseyi ezmek için söylemiyorum. İstanbul'daki veya Ankara'daki veya İzmir'deki bir üniversiteyle Denizli'deki, Hatay'daki, Bartın'daki üniversitenin arasında dağlar kadar fark var. O küçücük şehirlerde vizyonunuzu geliştiremezsiniz. Her sabah küfrede küfrede gidersiniz okula ve yaptığınız işten de soğursunuz. Ben bunu yaşayan onlarca insanı dinledim. Bu tip şeyler yaşayan çok insanla konuştum. Bunların çoğu sınava tekrar hazırlanıyor Eskişehir de olsa güzel bir şehre gidebilmek için.
Sizin bu duruma düşmemeniz için yazdım bunları. Bakın ben de sınava 3.kez giriyorum. İlk yılımda yanlış daldan girdiğimi fark ettim, ikinci yılımda da istediğim bölümde istediğim okullara sıralamam yetmedi ama ben 11.sınıfta adam akıllı çalışsaydım geçen yıl kazanmıştım güzel güzel okulları. Böyle bir derdim olmayacaktı ve çok daha erken mezun olmuştum. Şu an üzülüyorum giden 2 yılıma çünkü mezun olunca yaşlanacağım ve yapmak istediğim şeyleri şu an yapmak istiyorum, 23-24 yaşımda değil.
Bu pişmanlığa düşmemeniz dileğiyle. Dersler çok önemli, mutlaka çalışmaya başlayın şimdiden.
submitted by Hassc_tr to KGBTR [link] [comments]


2020.10.17 22:11 brknkry Joanna Lannister

İsim:Joanna
Ünvan:Daven kızı Joanna.Casterly Kayası Leydisi,Batı Muhafızı,Lannisport Kalkanı,Dişi Aslan,Kayanın Leydisi,Batının Işığı
Hane:Lannister
Yaş:18
Meslek:Yok
Hikaye: Babası Daven Lannister,annesi ise Tya Lefforddur.Ailenin ilk çocuğudur.2 Kız kardeşi ve 1 Erkek kardeşi olmuştur.Lakin Erkek Kardeşi Tytos Lannister 10 yaşındayken hastalanıp vefat edince en büyük kız çocuk olarak Kayanın varisi olmuştur.
Erken Yaşamı
Joanna Altın Saçlı,zümrüt yeşili gözlerle doğmuş güzel bir kızdır.Anne ve babası tarafından sevilmiş aile kavramını tatmıştır.Kız kardeşleriyle iyi anlaşmış,erkek kardeşiyle Abla-Kardeş ilişkisi yaşamıştır.Saray halkı tarafından sevilmiş ve neşeli bir kız olarak görülmüştür.
Bir leydi gibi davranması öğretilmiştir.Lakin Joanna hikayelerdeki beyaz atlı şövalyelerin hayalini kuran bir kız çocuğu olmamıştır.Zeki ve realist birisi olmuştur.Kitaplara yoğun bir ilgisi olmuştur.Okumayı Kayanın üstadından öğrendiği günden beri boş vakitlerini kitap okuyarak geçirmiştir.Özellikle Essosun bilinmeyen taraflarını ve Akgezenler hakkındaki hikayeler çok ilgisini çekmiştir.Bilinmeyene karşı büyük bir merakı vardır ve bu merakı ileride onu entrikalara itecektir.
Gençliği
Yıllar geçtikçe olgunlaşmış ve bir çocuktan çok bir kadın olarak görülmeye başlanmıştır.Güzel bir fiziği olan güzel bir kadın olmuştur.Bu sebeple Kayadaki genç erkekler etrafını sarmıştır ve sürekli aşk ilanlarına maruz kalmıştır.Lakin Joanna vazifelerini bilen,gerektiğinde duygularına hakim olmayı başarmış akıllı bir kızdır.Hiçbir erkeğe bakmamış ve Kayanın Genç Leydisi olarak hayatına devam etmiştir.Erkek kardeşi hastalanıp öldüğünde uzun süre depresyona girmiştir.Ailesiyle birlikte acı çekmiştir.Lakin zaman her şeyin ilacı olduğundan kendisini toparlayabilmiştir.
Veraset Krizi
Erkek kardeşi öldüğünde yaşayan en büyük kız olduğundan Kayanın varisi olmuştur.Lakin bu varislik durumu bir kriz yaşatmıştır.En büyük Amcası Kayada hak iddaa etmiştir.Erkek olduğunu ve Kayada bir kadından daha fazla hakkı olduğunu bir ziyafette açık açık söylemiştir.Lakin babası bu durumdan açıkça rahatsız olmuştur.Amcasının gözündeki güç hırsını sezmiş ve bu onu korkutmuştur.Kaya bir süre ikiye bölünmüştür.Bir taraf Joannayı Varis olarak görürken bir taraf Amcası Geroldu desteklemiştir.
Joannanın arası Amcasıyla küçükkende iyi olmamıştır.Bu sebeple bu durum amcasından daha çok nefret etmesini sağlamıştır.İşte bu kriz ortamında Joanna ilk günahı işlemiştir.Annesiyle birlikte bir plan yapmış ve Geroldu suçlayıcı sahte bir mektup hazırlanmıştır.Bu mektup babasına götürüldüğünde Daven Lannister küplere binmiş ve Amcası Geroldu sura yollatmıştır.Bu olaydan sonra Joannanın Batının Varisliği kesinleşmiş ve sorgulanamaz hale gelmiştir.Lakin Joanna hala vicdan azabı çekmektedir.Sonuçta bir iftira atmıştır.
Dişi Aslan olarak başa geçmesi
Joanna 16 yaşındayken Babası Daven onu Kayanın Varisi olarak ilan etmiştir.Bir ziyafet verilmiş ve Batılı Lordlarla tanışmıştır.Güzel bir kadın oluşu ve ağzının iyi laf yapmasıyla Lordları etkilemiş ve arasını iyi tutmuştur.Bu ziyafet sonrası Babası Crakehall Ormanlarına,ava çıkmış ve av esnasında atından düşmesi sonrası ağır yaralanmıştır.Casterly Kayasına getirilen Daven ölmeden önce kızlarını ve karısını görmüş ve yatağında ailesi etrafındayken vefat etmiştir. Daven Lannister Kayadaki Kahramanlar Salonuna gömüldükten sonra Joanna Lannister Kayanın başına geçmiş ve resmi olarak Casterly Kayası Leydisi olmuştur.Lakin Joanna bir kadın olduğunun bilincindedir.Eğer geçmişte Lannister kraliçesinin bir Lyddenle yaptığı gibi Erkeğin evlendiği kadının soyadını aldığı tarzda bir evlilik yapmazsa Veraset sorunlarının çıkabileceğini öngörmüş ve eğer evlenmezse veya çocukları Lannister soyadını almazsa varisi olarak en büyük Erkek Kuzeni olan Tygetti ilan etmiştir.
İki Yıllık Hükmü
Şuanda 18 yaşında olan Joanna,16 yaşında Kayanın Leydisi olmuştur.Bu 2 yılda Batıyı iyi bir şekilde idare etmiştir.Batıdaki her bir soylu haneyi ziyaret etmiş,Genç lordlarla ve yaşlı lordların varisleriyle dans etmiş,flörtleşmiştir.Lakin hiçbiriyle ilişkide bulunmamıştır.Erkeklerin ne olduğunu ve bir kadından ne istediklerini iyi analiz etmiş ve bu sayede Lordları manipüle edebilmiştir.
Lannisportu iyi bir şekilde yönetmiş,vergileri tüccar ve halk dostu olacak şekilde düşürmüştür.İki yıldır harıl harıl çalışmaktadır.
Beceri Dizilimi: İnşaatcılık (1) Liderlik (3) Entrika (3) Gözcülük (2) Navigasyon (1)
Discord Adı: Ebabil #6856
submitted by brknkry to buz_ve_atesin_dunyasi [link] [comments]


2020.10.17 14:20 Hassc_tr Yine rüyamızdaki kıza aşık olduk amk

Beyler bu yeni bir şey değil. Yaklaşık 3 ay kadar önce rüyamda gördüğüm Güney Koreli kıza ciddi anlamda aşık oldum. Öyle aşkı bilmeyen veya kız konusunda yokluk çeken biri değilim hatta o zamanlar sevgilim vardı ayrıldım 1.5 ay kadar önce.
Çok enteresan bir olay açıkçası. Sizde de var mı böyle uzun süren şeyler? 1-2 güne geçenler oluyor bazen onları anlarım ama 2 sevgilim olmasına rağmen 3 ay önce nasılsam öyle hissediyorum hâlâ.
Gereksiz detay
Bunun bir başka sebebi de şu ana kadar Hiçbir sevgilimin beni mutlu etmemesi olabilir diye düşünüyorum. 40-50 arası sevgilim olmuştur ondan çok daha fazla da flört ama hiçbiri tam olarak sevgili gibi hissettirmedi gayet tatlı insanlar olmasına rağmen ve son 4 yıldır ilk defa 1.5 ay kadar flört/sevgili olmadan durdum. Bundan sonra da yapacağımı pek sanmıyorum.
submitted by Hassc_tr to KGBTR [link] [comments]


2020.10.15 16:09 Minik_enginar_yemegi LATINCE#1 LITERATUA LINGUAM LATINAM

Önce latince harf sonra türkçe okunuşu ardından bir örnek ve okunuşu
A > A örnek: Aqua(Su) Akua diye okunur
B > B örnek: Bellum(Savaş) Bellum
C > K örn.: Casus(Sebep,Neden) Kasus
D > D ör: Dux(Komutan) Duks
E > E ö: Et[Ve(bağlaç olan)] Et
F > F : Facilis(Kolay) Fakilis
G > G : Gladius(Kılıç) Gıladyus
H > H : Hodie(Bugün) Hodie
I > İ : Iter(Yolculuk) İter
L > L : Lux(Işık) Luks
M >M Mater(Anne) Mater
N:N Nihil(Hiçbir şey/Hiçlik) Nihil
O:O Occidare(Öldürmek) Okkidare
P:P Puella(Kız) Puella
Q:Q Quis(Kim? Ne?) Quis
R:R Res (Şey) Res
S:S Sapiens(Akıllı) Sapiens
T:T Tu(Sen) Tu
U:U Unus(Bir) Unus
V:V Vita(Yaşam) Vita
X:X Nox(Gece) Noks
Z:Z Zamia(Hasar) Zamia
Çiftsesler
Ae:Ay Aeternatis(Sonsuzluk) Ayternatis Oe:Oy Bununla başlayan kelime yok.
Bazı hususlar
U harfi aslında yoktur: V harfi hem u diye hem de v diye okunur. J harfi yabancı dilden geçer İ veya Y diye ferketmeksizin okunur.
Sormak istediğiniz bir şey varsa sorun
submitted by Minik_enginar_yemegi to LatinceTR [link] [comments]


2020.10.14 22:18 aydalistkemal Ayağınıza gelen ortama güzellikteki kizları değerlendirin

Beyler öncelikle kafamı sikiyim.Biraz tipim iyidir ama gram ozgüvenim yoktu çok azdı kısacası hallettim ama.Ben bir ara kızlarla manita olmaya filan basladım amk ama konuşmayı bilmiyorum önceden biliyordum takılırdım kızlarla filan fakat 1 yıl boyunca hiçbir kızla sevgili olma yada flört etme durumum olmadı.Herneyse işte bu aralığa doğru bu karı kız işinde bir hareketlenme oldu ard ardına kızlarla flört ettim işte takıldım ama belli bir seviyeden sonra tıkanıyorum böyle kızlarla piç gibi konuşamıyrdum zamanla bu düzeldi iyi konuşuyordum artık.3-4 tane kız geçti bundan sonra bir kızla daha konuşmaya başladım ama kız ortalama yani pek bir marifeti yok arti konyaliydi ama kiz açik giyinmeyi seviyordu ailesi birşey demiyordu.İlginçtir ki kızın ailesi akpli islamcı bu amk Atatürkcü neyse ben tam bir piç olup kızları manipüle etmiştimki okulda bir kizın bana karşi ilgisi olduğunu sandım ve onada yürümeye başladım.Diğer kızdan yavaş yavaş soğuyordum ve konuşmayı kesmeye çaliştim.Öyle bir noktaya gelmiştikki kiz buluşmak için yalvarıyor ben ise vicdan yapmişim amk ben şimdi bunu elleraem kullankiş olucam huyumu biliyorum diğeri belli olduğunda buna yol vericem.Neyse abilerim kız diyorki buluşunca kendini değersizmi hissediceksin istersen yüzüme bile bakma sadece oturup seni dinliyim bakma yüzüme dedi.Bu arada ben o dönemler başıma iş almiştim bunlarıda söylüyodum işte kısacası benden hayir gelmez konusması yaptim amk.Bundan sonra kız tam 3 kere daha yazdı bir tekrar tekrar konuştuk ama öyle bir kafa sikiyorduki dayanilmaz amk bide karantinada işi gücü yok bana sarıyor bende sikemeyeceğim kızın kafamı sikmesini istemem öyle bitti diğer kızda ben seni arkadaş olarak görüyorum dedi.
submitted by aydalistkemal to KGBTR [link] [comments]


2020.10.14 01:43 plscakeme Kız arkadaşım bugün saçımı yıkadı

Normalde birlikte duş almayız ama bu sefer birlikte duş aldık. Çok güzel hissettirdi. Cinsel hiçbir şey yaşamadık ama bulutların üstünde gibi hissediyorum.
Tam şampuanı alacağım sırada kız arkadaşım “dur” dedi ve şampuanı alıp saçımın üstünde elini gezdirmeye başladı, kafamı köpürtüp masaj yaptı. O kadar güzel hissettirdi ki gözlerimi kapatınca süzülüyor gibi hissettim. Sabunu alıp beni köpürtmeye başladı ve tüm vücuduma yaymak için vücudunu kullandı. Sonrasında beni durulamaya başladı, elini kullanarak bana su sıçrattı ve parmaklarını saçımda gezdirdi. Neredeyse bir beş dakika boyunca sadece saçımı durulayıp, göğsümle sırtımı öptü. Sanki gerçek değilmiş gibiydi.
Şu anda çok sevilmiş hissediyorum. Kız arkadaşım bunları yaparken çok mutlu olduğumdan neredeyse ağlayacaktım. Daha önce hiç bu kadar nazik ve beni böyle hissettiren bir kız arkadaşım olmamıştı. Her zaman soğuk insanlarla birlikte olduğumdan böyle hissetmeye alışık değilim. Ve bunları anlatabileceğim kimsem yok. Düşününce gerçekten çok kötü.
Onu çok seviyorum.
submitted by plscakeme to u/plscakeme [link] [comments]


2020.10.13 19:47 fKaratas Pardon (2005) filmi hakkındaki düşüncelerim

Pardon (2005) filmi hakkındaki düşüncelerim

FILMIN KONUSU

İbrahim, Muzaffer ve Aydın adındaki üç arkadaş başlarına gelen bir dizi talihsiz ve absürt olaydan sonra kendilerini faili olmadıkları suçlardan ötürü hapishaneye düşmüş bulurlar. O sırada İbrahim'in sevdiği kız bir subayla söz kesmiş, eniştesi de dükkanını satmaya çalışmaktadır. Üç arkadaş, özellikle de İbrahim, bir an önce suçsuz olduklarını kanıtlamalı ve normal yaşantılarına geri dönmelidir.

FILMIN IYI YANLARI

  • Oyunculuk. Üç başrol de rollerinin hakkını vermiş. Yan karakterler de keza öyle.
  • Müzikler. Film, istenilen duyguyu yansıtmakta çok başarılı müziklere sahip.
  • Ünlü replikleri. 'Beni adamdan sayıp alacak örgüte ben zaten girmem.'.

FILMIN KOTU YANLARI

  • Hapishaneyi yukardan çektikleri, arka fonda duygusal müzik çalan sahne sayısı çok fazla
  • Görüntü kalitesi düşük (sinematografi anlamında değil).

FILM HAKKINDAKI GENEL DUSUNCELERIM

Filmi beğendim. Bence komedi yönünden çok dram yönü ağır basan bir film. Ve gerçekten düştükleri hale üzülüyorsunuz. Ayrıca izlerken anlıyorsunuz ki Türkiye'de 2005 yılından beri hiçbir şey değişmemiş. Hem kurgu karakterlere, hem de kendi halimize üzüldüm.
Filme puanım: 8/10
filmin imdb sayfası
buradan izleyebilirsiniz
submitted by fKaratas to MovieTurkey [link] [comments]


2020.10.11 23:58 hanniballecteer EMİN OLDUĞUM TEK ŞEY

Arkadaşlar bir konu hakkında görüşlerimi belirtmek, sizinde görüşlerinizi almak istiyorum. Şu hayatta emin olduğum tek şey Türk insanının narsist kişiliği. Bu genellemeyi genel olarak kızlar üzerinden yapıyorum. Birçok yabancı arkadaşım oldu ama inanın 100 kişiden 4 5 tanesi kibirli ve egoist. Türkiyede yaşayan her 5 vatandaştan birisi kendini bir sikim sanıyor ve aslında hiçbir sikim değil. Eğer ki evlenecekseniz veya kız arkadaş istiyorsanız yabancı insanlarla iletişim kurmaya çalışın. Örnek vermek istiyorum. Benim çevremde yabancı kızla evlenen bir çok insan oldu. Kız sizden hiçbir şey beklemiyor. Türkiyede bir evlilik yapmaya kalksanız cebinizden boş yere 50 bin TL çıkıyor. Gelinin kız kardeşine takı, anasına takı, evden alıp çıkartırken kapıda bekleyene para. Abi tamam Türkiyeden de böyle bir kız bulabilirsiniz ama şansınız çok zor. Bulana kadar ananız sikiliyor. Bir kere yabancı bir kızla evlenince gelinin ailesi gibi saçma sapan şeyler girmiyor hayatınıza. Siz kendi yolunuza bakıyorsunuz. İnanın bana daha mutlu oluyor gördüğüm insanlar. Türk kızlarının egosuyla uğraşılmaz. Kızın yüzüne sıçmam bazı yıkık amcık herifler yüzünden götü kalkmış ve kendini bir şey sanmaya başlamış. Kızların götünü kaldırmayı keselim. Bethany diye bir kız arkadaşım vardı, kendisi Norwichli. Kız bir içim su, baldan tatlı ama sıfır ego. Sonra dönüyorum bizim aptal kızlarımıza bakıyorum güzellik desen yok ama egodan geçilmiyor ve inanın bu durumdan çok rahatsızım. Hak edene hak ettiğini verin. Çok zor değil bir kızın götünü kaldırmamak. Yapabiliriz bunu aq. Zamanında bende yaptığım için söylüyorum. Çok pişmanım bundan. Şimdi dönüp çevremde ki erkek kız fark etmez hepsine bakıyorum inanın 100 tane yabancı arkadaşımdan 5 tanesi egoist, narsist. Yazık lan bize harbi içim içimi yiyor böyle insanları görünce. Ek olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Kız domalmayı bilmiyor, sakso çekmeyi bilmiyor, sikişirken yaptığı tek şey domalıp yatmak ama sanarsın amı altından yapılma. Zorla sikiyoruz sanki kahpeyi. Tavırları aynen bu şekil. Erkekler de aynı aq. Sadece sikeyim boşalayım mantığında. Kızı mutlu edeyim, en çok zevk aldığı noktaları öğreneyim veya orgazm yaşayayım diye düşünmüyorlar. Domaltıp sikiyorlar. Çoğunda ön sevişme bile yok. Ananı sikeyim ya nerden baksan tutarsızlık. Orospu sevelim demiyorum. Bunlar illa yaşanarak öğrenilmez. İnternet denen bir şey var aq. Neyse yazdıkça sinirleniyorum. Sizi dinlemek istiyorum biraz da.
submitted by hanniballecteer to KGBTR [link] [comments]


2020.10.10 20:19 Minik_enginar_yemegi LATİNCE #1 LITERATURA LINGUAM LATINAM

Önce latince harf sonra türkçe okunuşu ardından bir örnek ve okunuşu
A > A örnek: Aqua(Su) Akua diye okunur
B > B örnek: Bellum(Savaş) Bellum
C > K örn.: Casus(Sebep,Neden) Kasus
D > D ör: Dux(Komutan) Duks
E > E ö: Et[Ve(bağlaç olan)] Et
F > F : Facilis(Kolay) Fakilis
G > G : Gladius(Kılıç) Gıladyus
H > H : Hodie(Bugün) Hodie
I > İ : Iter(Yolculuk) İter
L > L : Lux(Işık) Luks
M >M Mater(Anne) Mater
N:N Nihil(Hiçbir şey/Hiçlik) Nihil
O:O Occidare(Öldürmek) Okkidare
P:P Puella(Kız) Puella
Q:Q Quis(Kim? Ne?) Quis
R:R Res (Şey) Res
S:S Sapiens(Akıllı) Sapiens
T:T Tu(Sen) Tu
U:U Unus(Bir) Unus
V:V Vita(Yaşam) Vita
X:X Nox(Gece) Noks
Z:Z Zamia(Hasar) Zamia
Çiftsesler
Ae:Ay Aeternatis(Sonsuzluk) Ayternatis Oe:Oy Bununla başlayan kelime yok.
Bazı hususlar
U harfi aslında yoktur: V harfi hem u diye hem de v diye okunur. J harfi yabancı dilden geçer İ veya Y diye ferketmeksizin okunur.
Sormak istediğiniz bir şey varsa sorun
submitted by Minik_enginar_yemegi to KGBTR [link] [comments]


2020.10.09 21:54 RedditYeterBanlama Cinsel Kimlik: Biyolojik Cinsiyet, Cinsel Yönelim ve Toplumsal Cinsiyet Nedir?


https://preview.redd.it/klh9ml19z3s51.png?width=1110&format=png&auto=webp&s=25e459f77864a9ab654c6cbe79c3d25ebf744526
Günümüzde cinsellikle ilgili birçok terim, oldukça hatalı ve eksik bir şekilde kullanılmakta; bunların toplum tarafından net olarak bilinmiyor oluşu temel gerçeklerde anlaşmayı zorlaştırmaktadır. Hele ki İngilizce ve Türkçedeki kelimelerin karşılıklarının olmayışı veya eksik oluşu, kavramlar konusunda uzlaşmayı güçleştirmektedir. Gelin cinsiyet ve cinsellikle ilgili bazı terimleri temizleyelim ve netleştirelim:

Cinsiyet (Sex)

İlk olarak, İngilizcedeki "sex" teriminin teknik terminolojide Türkçeye "cins" olarak çevrildiğini belirtmekte fayda var. Ancak bu kullanım halk arasında pek yaygın değil; dolayısıyla burada kafa karıştırmamak adına, halk arasında daha yaygın kullanımı olan "cinsiyet" sözcüğünü kullanacağız. Tabii "cins" sözcüğünün taksonomik anlamının tamamen farklı olmasından ötürü de "cinsiyet" kullanımının kafa karıştırıcılığın önüne geçeceğini düşünüyoruz.
Cinsiyet ("cins"), bir canlının doğuştan, genetik olarak kazandığı, cinsel üremeye yönelik özelliklerin toplamıdır. Bu noktada anlaşılması gereken, eşeyli üreyen her türe ait her bireyin bir cinsiyeti olduğudur. Cinsiyet, sperm ve yumurtanın birleşmesinden ötürü ve birleştiği anda ortaya çıkan bir unsurdur ve dolayısıyla, bir yavru doğarken mutlaka bir cinsiyet ile doğar. Tabii ki kimi kromozomal ve genetik anomaliler cinsiyetin tam oluşmasına engel olabilir; ancak bu nadir durumları şimdilik göz ardı ediyoruz; bunlar başka yazıların konusu.
Sperm ve yumurtanın birleştiği anda belirlenen cinsiyete kimi zaman diğerleriyle karıştırmamak adına biyolojik cinsiyet (biyolojik cins) de denmektedir. Kısaca cinsiyet, bir bireyin genlerinden kaynaklı oluşan üreme organları ve özellikleri ile tanımlanan bir olgudur.

Cinsiyet Kategorileri

Bilindiği kadarıyla 3 farklı cinsiyet tanımlanmaktadır:
  1. Erkek: X-Y kromozomal sistemine uyumlu olarak evrimleşmiş canlılarda erkekler XY kromozomal kombinasyonu ile doğarlar.
  2. Dişi: X-Y kromozomal sistemine uyumlu olarak evrimleşmiş canlılarda dişiler XX kromozomal kombinasyonu ile doğarlar.
  3. İnterseks (cinsiyetler-arası): İnterseks ise bu sistemde birkaç farklı şekilde ortaya çıkabilir; ancak bu etapta, basitçe hem XX'in, hem de XY'nin bir arada bulunmasından kaynaklı olarak ortaya çıktığının bilinmesi yeterli olacaktır. İnterseks cinsiyetini doğuran bir diğer yaygın neden ise Y kromozomu üzerindeki SRY geninin X kromozomu üzerine geçmesidir. Genel bir tabiriyle interseks (veya hermafrodit) bireylerde iki üreme sistemi de bir arada oluşur. Ortalamada her 100 doğumdan 1 tanesinde interseks cinsiyet görülmektedir; ancak bu interseksin alt kategorilerinde daha farklı görülme sıklığı oranları görmek mümkündür.
Kimi kategorizasyonda sonuncu cinsiyet erdişi (hermafrodit) olarak da tanımlanmaktadır; ancak bu da biyolojide teknik olarak ayrı bir anlama sahip olduğu için biz cinsiyet araştırmalarında daha sık kullanılan interseks sözcüğünü tercih ediyoruz.
Bu kavramlara verdiğimiz isimler, onları daha yakından tanıdıkça değişmektedir. Örneğin eskiden interseks bireylerin cinsel bölgelerine "atipik (tipik olmayan) genital bölge" adı verilirken, günümüzde daha çok "belirsiz genital bölge" kavramı kullanılmaktadır. Benzer şekilde bu durum, eskiden "doğum hatası" olarak sınıflandırılırken, günümüzde "doğum varyasyonu" olarak görülmektedir.

Biyolojik Cinsiyetler ve Fiziksel Özellikleri

Biyolojik cinsiyetlerin fiziksel özellikleri, bu cinsiyetleri doğuran genlerin etkisiyle oluşur. Örneğin eğer ki bu genlerde veya hormonal sistemde bir sıkıntı yoksa, erkeklerin tamamında penis ve testis, dişilerin tamamında vajina ve üreme kanalı oluşacaktır. Buna birincil eşey karakterleri adı verilir. Benzer şekilde, yine bu makalemizde bahsedeceğimiz diğer konulardan bağımsız olarak, sperm ve yumurtanın beklendiği bir şekilde birleşip, çeşitli mutasyonların oluşmadığı durumda tüm dişilerde ergenlikle birlikte memeler değişen miktarlarda büyüyecek, erkeklerde göğüste ve yüzde değişen miktarlarda kıllar oluşacaktır. Bunlara ikincil eşey karakterleri adı verilir. Tüm bunlar, dediğimiz gibi sperm ve yumurta birleştiği anda, X ve Y kromozomlarının kombinasyonlarına göre belirlenir ve bireyin veya toplumun cinselliğinden veya yaklaşımlarından bağımsızdır.

Erkek ve Dişi cinsiyetlerinin kromozomlarla ilişkisi...
Ancak bu organlar ve bu organlara bağlı olarak salgılanan hormonlar, bu kişilerin "nasıl hissedeceklerini" tek başına etkilememektedirler. Henüz tam olarak bilinmeyen sebeplerle bazı bireyler, eşeylerinin genel özelliklerinden farklı şekilde hissetmesine neden olur. Bu sebeplerin ne olduğunu bilmiyor olsak da, potansiyel nedenlerin genetik, hormonlar, epigenetik ve psikolojinin birleşik bir etkisiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Eşeylerin genel özelliklerinden kastımız ise, toplum tarafından "norm" (ya da "normal") olarak algılanan her türlü görünüm, davranış ve özelliktir.
Burada anlaşılması gereken şudur: Bir insanın doğuştan gelen bir özelliği olan "erkeklik" ve "dişilik", onun cinsel faaliyetlerinin nasıl ve hangi cinsiyete yönelik olacağını belirlememeye yetmemektedir. İşte eşcinsellik ile ilgili yanlış anlaşılmaların kökeni, bu noktadaki varsayımdan kaynaklanmaktadır. Anlaşılması gereken, bir bireyin erkek genetik yapısıyla doğmasının, onun dişilerle çiftleşmeye yöneleceğini garanti etmemesidir. Bunu anlamanın çok basit bir yolu aşağıdaki fotoğrafa bakmaktır.

Bir erkek ve bir kadın olduğunu varsayabilirsiniz. Ancak bu kişilerin kimlere cinsel yakınlık duyduğunu sadece bu fotoğrafa bakarak bilebilir misiniz?
Yukarıdaki fotoğrafta, genlerden kaynaklı cinsiyete bağlı temel fiziksel özelliklerden ötürü, soldaki bireyin "erkek", sağdaki bireyin "dişi" olduğunu varsayabilirsiniz. Çok başarılı estetik ve cinsiyet değişimi ameliyatları göz ardı edilirse, bu varsayımınız muhtemelen doğru olacaktır. Ancak sadece bu fotoğrafa bakarak, soldaki veya sağdaki bireyin hangi cinsiyetlere eğilim göstereceğini bilemezsiniz. Çünkü sadece eşey karakterleri (cinsiyete bağlı fiziksel özellikler), bireylerin cinsel yönelimlerini belirlemeye yetmez. Bu anlaşıldığında, eşcinsellikle ilgili temel bir hatadan kurtulunmuş olacaktır.
Şimdi, toplumun cinsiyet algısından doğan bir kavrama bakalım ve yukarıdaki açıklamalarımızı derinleştirelim:

Toplumsal Cinsiyet (Gender)

En genel tanımıyla toplumsal cinsiyet, cinsiyetlere toplum tarafından yüklenen fiziksel, biyolojik, zihinsel ve davranışsal karakterlerin tümüdür. Cinsiyet, biyolojik ve genel olarak tüm eşeyli üreyen canlılarda görülen bir kavramken, evrimsel patikasından ötürü insan popülasyonlarında bir de "tanımlanmış cinsiyet" veya "toplumsal cinsiyet" kavramı bulunur. Bu kavramın bazı diğer iri beyinli primatlarda da görüldüğü düşünülmektedir.
Bu kavram, insan türünün biyolojik evrimi sonucunda ortaya çıkan kültürel evriminin bir ürünüdür. Evrimsel süreçte edindiğimiz rollerin günümüzde de geçerli olduğu fikrine dayandığı söylenebilir.
Kolay anlaşılması açısından, daha basit bir tanımı erkeksilik (maskulin) ve kadınsılık (feminen) olarak yapılabilir. Bazı fiziksel özellikler, hareketler, davranışlar toplum tarafından "erkeksi" karşılanırken, bazı diğerleri aynı toplum tarafından "kadınsı" olarak karşılanır. Bu yaklaşımların doğrudan biyolojik bir arkaplanı bulunmamaktadır. Üstelik bu ayrım, kültürden kültüre değişebildiği gibi, aynı kültür içerisinde farklı zaman dilimlerinde farklı tanımlar kazanabilir.

\"Feminen\" bir erkek...
Örneğin erkek, davranışları ve fiziksel görünümü itibariyle toplumumuz tarafından "feminen" olarak algılanmaktadır. Çok temel eşey karakterlerinden ötürü (sakalların varlığı, kol kılları, kaş yapısı, vb.) cinsiyetinin "erkek" olduğunu varsayabiliriz. Bunlar, biyolojik cinsiyetten kaynaklı özellikleridir. Öte yandan ayna kullanması, kendisine bakması, ellerinin duruş biçimi, saç yapısı, vb. bilgiler toplumsal cinsiyet açısından bu erkeğin "feminen" olarak algılanmasına neden olur. Fakat ne cinsiyeti, ne de toplumsal cinsiyet algısı, bize bu kişinin cinsel yönelimi hakkında hala bilgi vermemektedir. Feminen yapıda olmasına rağmen, dişilere ilgi duyuyor olabilir. Ancak bu varsayım hatalı da olabilir!
Toplumsal cinsiyetin en tipik örnekleri, erkeklere küçükken "mavi" rengin yakıştırılması, "pembe" rengin ise kızlar için kullanılmasıdır. Eğer bir erkek "pembe" giyiyorsa, "kadınsı" olarak yaftalanır. Renklere dayalı toplumsal cinsiyet algısı öyle güçlü, yaygın ve kabullenilmiştir ki, birkaç görsel önce gösterdiğimiz biyolojik cinsiyeti belirleyen kromozomal haritada erkekleri "mavi", dişileri "pembe" ile gösterdik.
Benzer bir şekilde, küçük bir erkek bebeğinin Barbie ile oynaması, erkek çocuğunun ev seti ile oynaması toplumsal cinsiyet kavramı dahilinde, "anormal" olarak görülecektir. Bu toplumsal ayrımlar büyüme ve gelişme boyunca devam eder: Kız çocukları daha “nazik, yumuşak başlı, duyarlı, evcimen ve bağımlı" olarak görülürler; öyle olmaya yönlendirilirler. Erkek çocukları ise “saldırgan, egemen, hırslı, güçlü ve bağımsız" olacak biçimde şekillendirilirler. Bu güçlü toplumsal şekillendirmenin belli başlı genetik altyapıları da bulunsa da, bu yönlendirmeden yoksun çocuklarda bu kadar bariz ayrımlar oluşmamaktadır. Dolayısıyla çocuklarımızın toplumsal cinsiyeti neredeyse tamamen bizler tarafından belirlenmektedir diyebiliriz.
Halbuki bu "normlar" ile "anormal" koşulların tarafsız ve bağımsız olarak belirlenmesi olanaksızdır. Ancak bir toplum olarak yaşayan insanlarda, bu kavramlar bireylerin hayatlarına müdahale edilmesini meşru kılacak hale sokulmakta ve hiçbir bilimsel temeli olmayan bir düzlemde, şahsi tanımlar ve keyfi yaptırımlar uygulanabilmektedir.

Yukarıdaki \"feminen erkek\" örneğine benzer şekilde, bu fotoğraftaki kişinin ana eşey özelliklerinden ötürü (vücudunun pürüzsüzlüğü, yüzünün parlaklığı, dudaklarının kıvrımları, vb.) dişi olduğunu varsayabiliriz. Ancak giydiği atlet, memelerinin vurgulanmıyor oluşu, taktığı kolye, saç yapısı, vb. sebeplerden ötürü toplumsal cinsiyet açısından \"erkeksi\" olarak tanımlanmaktadır. Ne cinsiyeti, ne de toplumsal cinsiyeti, bireyin cinsel yönelimi hakkında bilgi vermemektedir.
Bu iki bilginin de bize cinsel yönelim ile ilgili bilgi vermemesini, en kolay şekilde, tek bir bireyin de farklı görünümlerinin toplumsal cinsiyet açısından farklı ve birbiriyle çelişen bilgiler verebilecek olması gösterebiliriz.
Aynı kişinin (bu örnekte Brad Pitt gibi bir aktörün) ömrü içinde çekilen farklı fotoğrafları üzerinden giderek algılarımızın dış görünüşten nasıl etkilendiğini görelim:

https://preview.redd.it/n30ka26jz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=d6d2c189b06831ffb474e24c9f33ddc2c9a91381

https://preview.redd.it/1rtd6l1kz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=d4190c9a9796cbcf91de8f6eeec39171404dc1fd

https://preview.redd.it/pg41zfpkz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=a1f4e7067d23ce2881a5a9034d880701bf2fc840

https://preview.redd.it/zrfqwh6lz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=ae634a4e9dbf98184de1d9a7662169ae2635916e

https://preview.redd.it/kvsbbnnlz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=3d573870a4ea81446dec21dccd165f243f969554

https://preview.redd.it/h1129f5mz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=8ef6a49c753edda34f3d8fa1e260f069fc537d4e
Örneğin yukarıdaki ilk 2-3 fotoğrafta, Brad Pitt daha "feminen" olarak değerlendirilebilecekken, alttaki fotoğraflarda çok daha "maskülen" olarak değerlendirilebilir. Tüm fotoğraflarda bireyin erkek olduğundan neredeyse kesin olarak emin olabiliriz. Ancak alttaki fotoğraflarda, bu cinsiyete ait ana özellikler daha çok vurgulandığından, toplumsal açıdan da "normal" gibi bir algı oluşmaktadır. Yani giyim tarzından, saç yapısına, sakal bırakma durumuna ve daha nice görsel bilgiye dayanarak bir bireye toplumsal yaftalar yapıştırırız. Eğer ki "erkeksi" bulunan ve bir erkekte "olması gerektiği düşünülen" özellikler daha az vurgulanırsa veya karşı cinsiyete ait olarak görülen özellikler daha fazla ortaya çıkarılırsa, bu durumda "anormal" gibi bir algı oluşur. Halbuki bunlar, toplumun zaman içerisinde belirlediği ve objektif bir temel dayanmayan varsayımları ve çıkarımlarıdır. Dolayısıyla toplumsal yaklaşımlarımız, bireylerin cinsel yönelimlerini yargılamak ile ilgili güvenilir bir kıstas değildir.
Peki bu bahsedip durduğumuz "cinsel yönelim" nedir, şimdi ona biraz değinelim:

Cinsel Yönelim (Sexual Orientation)

Cinsel yönelim, en geniş tanımıyla bir bireyin -eğer duyuyorsa- hangi cinsiyete romantik ve/veya cinsel ilgi duyduğudur. Aynı zamanda cinsel yönelim, hiçbir cinsiyete ilgi duymama durumunu (aseksüellik) da içerir. Bu açıdan cinsel yönelim, dört kategoride incelenebilir: aynı cinsiyete ilgi duyma (eşcinsellik - homoseksüellik), farklı cinsiyete ilgi duyma (heteroseksüellik), iki cinsiyete de ilgi duyma (biseksüellik), hiçbir cinsiyete ilgi duymama (aseksüellik).

https://preview.redd.it/hi3iq4unz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=4941385a8348721f74a8151397fd0fe9db4b1f0a
Aynı cinsiyetten iki insanın birbirine ilgi duymasına eşcinsellik denir. Genelde eşcinsel olmayan bireyler, karşı cinsiyetten eşcinsel ilişkileri "daha normal" bulurken, kendi cinsiyetlerinin eşcinsel ilişkisini "anormal", "gereksiz", "yersiz" bulabilirler. Yani erkekler için lezbiyenlik çoğu zaman "kulağa daha hoş" gelen bir unsurken (ve gayleri "anormal" görmeye daha meyilliyken), dişiler de gay erkekleri, lezbiyenlere göre daha mantıklı ve çekici bulabilirler. Bunun sebebi, bu düşüncelerin ve hislerin sadece toplumsal yargılarla değil; aynı zamanda hormonlar ve beyindeki sinir faaliyetinin etkisiyle de belirleniyor olmasıdır.

https://preview.redd.it/5t988udpz3s51.png?width=825&format=png&auto=webp&s=5778433951bfc59e0e44c23f9413079cd5c54493
Heteroseksüel bir erkek, hemen her ortamda potansiyel üreme kaynağı olarak dişilere çekilecektir ve lezbiyen olması onun için bir engel olarak algılanmayabilecektir. Fakat erkekler arası gay ilişki, çoğu heteroseksüel erkeğin uzak duracağı bir durumdur; çünkü hormonal faaliyetleri bu şekilde süregelmektedir. Ancak bunun, homoseksüeller için de böyle olduğu anlaşılmalıdır: Gay bir erkek için dişilerle birlikte olmak "anormal" bir durum olarak algılanacaktır. Bunun sebebi toplumsal yargılardan çok, cinsel yönelimden kaynaklı hormonal faaliyetlerdir. Dolayısıyla, bireylerin cinsel yönelimlerini ve bundan doğan his, istek ve arzularını seçme şansları bulunmamaktadır. Bu yönelim, muhtemelen çok erken yaşlarda bir kere belirlendikten sonra sabitlenmektedir ve değişmemektedir, değiştirilememektedir, artık değiştirilmesine gerek de görülmemektedir.
Daha sonradan yapılan araştırmalar, daha fazla sayıda tanımı da beraberinde getirmiştir. Örneğin var olan tüm cinsiyet ve cinsel yönelimlere ilgi duyma (panseksüellik) veya birden fazla olmak kaydıyla bunlardan spesifik olarak bazılarına ilgi duyma (poliseksüellik) da bu kategoriler içerisinde değerlendirilebilmektedir.
Her ne kadar insanlar biyolojik bir cinsiyet ve o cinsiyete "yapışık" olarak doğan bazı toplumsal cinsiyet tanımları ile, bir toplumun içine doğuyor olsa da, bireylerin her zaman bu tanımlara uyan cinsel yönelimler geliştirmediği görülür. İşte "eşcinsellik" kavramının başladığı nokta, burası olarak görülebilir. Yani her ne kadar bir birey erkek olarak (XY kromozomları ile) doğsa ve bu doğumu nedeniyle, biyolojik ve toplumsal olarak dişilere yönelmesi beklense de, sayısız türde bu durum, bu şekilde gelişmek zorunda değildir. Daha düzgün bir tanımıyla, her erkek doğan birey dişilere, her dişi doğan birey erkeklere yönelmek zorunda değildir.

Cinsel Yönelim Kategorileri

Cinsel yönelimle ilgili olarak birçok farklı kategorizasyon geliştirmek mümkündür. Aşağıda bunların olabildiğince kapsayıcı ve güncel bir listesini sunmaya çalışacağız; ancak bunu yaparken "fantezi" olarak tabir edilen seks uygulamalarından doğan kategorileri listemize dahil etmeyeceğiz. Daha ziyade cinsel yönelimin temelini belirleyen kategorileri sunmaya çalışacağız.
Geleneksel olarak bu listenin ilk dört maddesi cinsel yönelim kategorizasyonunda kullanılmışsa da, sonradan bu liste giderek genişlemiştir. Aseksüelliğin bir cinsel yönelim olup olmadığı halen tartışılmakta olan bir konudur.
  1. Düzcinsel (Heteroseksüel): Kendi biyolojik cinsiyetinden olmayan, karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir. İnsan popülasyonunun büyük bir kısmı bu kategoriye girmektedir.
  2. Eşcinsel (Homoseksüel): Kendi biyolojik cinsiyetinden olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
  3. Çiftcinsel (Biseksüel): Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan, hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere romantik veya cinsel ilgi duyanlar bu kategoridedir.
  4. Cinselliksiz (Aseksüel): Hem kendi biyolojik cinsiyetinden olan, hem de karşı biyolojik cinsiyetten olan kişilere herhangi bir romantik veya cinsel ilgi duymayanlar bu kategoridedir.
  5. Gri Aseksüel: Seksüellikle (yani yukarıdaki ilk üç kategoriden birisinde olmak ile) aseksüellik arasında bir yerde bulunan, bu iki uç arasında gidip gelen kişiler bu kategoridedir.
  6. Androfilik (Androphylia): Eşcinsel/düzcinsel tanımına alternatif olarak geliştirilen, erkek/dişi kutupluluğu yerine maskülanite/feminenite kavramlarını yerleştiren, bu tanım çerçevesinde maskülen özelliklere romantik veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
  7. Jinefilik (Gynephilia): Eşcinsel/düzcinsel tanımına alternatif olarak geliştirilen, erkek/dişi kutupluluğu yerine maskülanite/feminenite kavramlarını yerleştiren, bu tanım çerçevesinde feminen özelliklere romantik veya cinsel ilgi duyanları barındıran kategoridir.
  8. Panseksüel (Omniseksüel): Cinsel yönelimi ve cinsel kimliği ayırt etmeksizin her insana romantik veya cinsel ilgi duyan kişileri barındıran kategoridir. Kimi zaman cinsel kör olarak da tanımlanırlar.
  9. Poliseksüel: Farklı cinsel kimliklere ilgi duyup, hepsine ilgi duymayan kişiler bu kategoridedir.
  10. Kuir (Queer): Heteroseksüel veya düz (cis) cinsiyetli olmayan herkesi barındıran çatı bir kategoridir.

Cinsel Yönelim Bir Tercih Değildir!

Burada anlaşılması gereken çok önemli bir noktaya değinmek istiyoruz; çünkü bunun anlaşılmaması, eşcinsellerin yanlış yargılanmalarına neden olmaktadır: Bireyler, eşcinsel olmayı seçmemektedirler**. Çünkü hiçbir birey, cinsel eğilimini seçemez.**
Bu konuda kafanız karıştığında kendinize şunu sorun: "Ben, karşı cinse ilgi duymayı ne zaman seçtim?" Buna cevabınız "Hiçbir zaman." olacaktır; çünkü hiçbir noktada bilinçli bir tercih yapmadınız. Aynı şey, eşcinseller için de geçerlidir. Eşcinsel olmayan ("düz") bireyler nasıl ki karşı cinsiyete ilgi duymayı isteyerek yapmıyorlarsa, eşcinseller de kendi cinsiyetlerine ilgi duymayı isteyerek yapmamaktadırlar.
Bu önemli noktayla ilgili çok sayıda araştırma yürütülmektedir. Hemen hemen hepsi, benzer sonuçlara varmaktadır: Cinsel yönelim, henüz kesin olarak bilinmeyen nedenlerin etkisi altında, çok küçük yaşta (muhtemelen ana rahminde) belirlenmektedir ve sonrasında (çok nadir bazı durumlar haricinde) değişmemektedir. Bu durumda, bu kişilerin oldukları gibi kabullenilmeleri toplum açısından en modern ve akıllıcası olacaktır.

Cinsel Kimlik / Cinsiyet Kimliği (Gender Identity)

Tüm bu tanımlardan anlaşılabileceği gibi cinsiyetler ve bunların toplumsal karşılıkları, basit birer XX ve XY kromozomu kombinasyonuna indirgenemez. Dahası, toplumun bireylerin nasıl ve ne şekilde davranmaları gerektiğine ne kadar karışmasına izin vereceğimize bağlı olarak toplumsal cinsiyet kavramı sorunlu ve uzak durulmaya çalışılan bir kavram haline gelebilmektedir.
İşte bu durum, bir kişinin kendisini dilediği kimlikle tanımlaması anlamına gelen cinsel kimlik kavramını doğurmuştur. Cinsel kimlik, bir bireyin genlerinden veya toplumdan kaynaklı tanımlardan bağımsız olarak, kendi benliğiyle, kendisinin hangi toplumsal cinsiyet kalıbına uyduğunu belirlemesi veya kendi tanımlarını yaratmasıdır.
Elbette, basit bir ikili (binary) sistemden kişilerin kendilerini özgürce tanımlayabilecekleri akışkan (İng: fluid) bir sisteme geçildiğinde kavramlar bir anda çoğalabilmekte ve neyin ne anlama geldiğini takip etmek zorlaşabilmektedir. Özellikle de birbirine çok benzer ancak birebir aynı olmayan tanımların doğması, genel halk üzerinde kafa karışıklıkları ve direnme güdüsü yaratabilmektedir. Dahası, cinsiyet araştırmaları daha kapsamlı hale geldikçe, elde edilen yeni verilere bağlı olarak kategoriler daha da netleştirilebilmektedir.
Kimi zaman medyada (ve özellikle de sosyal medyada) bu farklı cinsiyet kimlikleri alay konusu olabilmektedir; çünkü kısa bir sürede asırlara yayılan tanımlar değişmiş ve birçokları bu değişime henüz ayak uyduramamıştır. Dahası, birçok kişi bu konular üzerine pek kafa yormadığı ve kendini geleneksel "dişi" ve "erkek" gibi kategorilere uygun gördüğü için, genel popülasyona nazaran oldukça ufak olan bir azınlığın tanımları bu kadar köklü bir şekilde değiştirebilmesi onları rahatsız edebilmektedir. Buna rağmen özgürlüklerin değerini bilen insanlar, homofobik (eşcinsellik karşıtı) olarak algılanmamak için bu değişime güçlü bir ayak direme yerine; alay, satir ve komedi gibi yollara başvurarak değişime direnmeye devam etmektedirler.
Özgürlük, eşitlik ve daha kapsayıcı tanımlar isteyen azınlık ile; halihazırda var olan tanımların yeterli olduğuna inanan, kapsamlı değişimleri yersiz ve abartılı bulan çoğunluk arasındaki sürtüşme, er ya da geç belirli değişimleri beraberinde getirecek ve tanımlarımızın güncellenmesiyle sonuçlanacaktır. Bunun izlerini daha 21. yüzyılın ilk çeyreğinde bile net bir şekilde görebilmekteyiz.
İşte bu nedenle, bu kısımda, olabildiğince güncel ama kısa tanımlarıyla cinsel kimlik kategorilerini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Kendi kimliğinizi özgür bir şekilde tanımlayabilmenizi arzuluyoruz.

Cinsel Kimlik Kategorileri

  1. Kimliksiz (AgendeNeutrois): Kendini herhangi bir cinsel kimlikle tanımlamayan kişilerdir. Bu kişiler herhangi bir cinsel kimlikleri olmadığını veya varsa da yaygın kimliklerin bir karışımı olduklarını düşünürler. Bazı kimliksiz kişiler ameliyat veya hormon tedavisi yoluyla vücutlarını da cinsel kimliği belirginleştiren özelliklerden arındırmaktadırlar.
  2. Erdişi (Androgyne/Androgynous): Hem erkek, hem dişilere ait cinsel özelliklere (bunların bir karışımına) sahip olan kişilerdir.
  3. Bicinsiyetli / Çift Kimlikli (Bigender): Yaşamlarının farklı dönemlerinde kendilerini erkek veya dişi olarak tanımlayabilen, bunlar arasında geçiş yapan kişilerdir.
  4. Düz Cinsiyetli (Cis/Cisgender): Cinsel kimlikleri biyolojik cinsiyetleri ile örtüşen kişilerdir. Popülasyonun büyük çoğunluğu kendisini bu kategori altında tanımlamaktadır.
  5. Akışkan Kimlikli (Gender Fluid): Sadece erkek ve dişilere ait özellikler arasında geçiş yapmakla kalmayıp, burada listelenen diğer kimlikler arasında da geçiş yapabilen kişilerdir.
  6. Bağımsız/Değişken Kimlikli (Gender Nonconforming/Variant): Kendilerini çok spesifik bir grup altında tanımlamayan, sadece geleneksel toplumsal cinsiyet kalıplarına uymayan kişiler kendilerini bu şekilde tanımlamaktadır. Özellikle de kadın gibi giyinmeyi seçen erkekler (İng: cross-dresser), erkekler gibi "sert ve zorlu" işlere ilgi duyan kadınlar (İng: tomboy) ve transeksüeller bu kategori altında bulunurlar.
  7. Sorgulayan (Gender Questioning): Özellikle cinsel kimlik tartışmalarının yaygınlaşması sonrasında toplumun tanımladığı ikili kategoriden fazlası olduğunu öğrenen kişiler, kendi cinsel kimliklerini sorgulama sürecinden geçebilirler. Bu süreçteki kişiler kendilerini böyle tanımlamaktadır.
  8. İkiliksiz (Genderqueer / Non-binary): Bu listedeki birçok kategoriyi bünyesinde toplayan çatı bir kavramdır. Genel olarak toplumun ikili cinsel kimlik kalıbına uymayan herkesi tanımlamak için kullanılır.
  9. Kimlik Bükücü (Gender Bender): Cinsel kimlik kalıplarına uymamakla kalmayıp, bunları bilerek çiğnemeyi sosyal bir aktivizm türü olarak benimsemiş kişilerdir. Bu kişiler özellikle homofobi, transfobi, kadın karşıtlığı ve erkek karşıtlığı gibi düşüncelerle mücadele etmek için cinsel kimlik uyumsuzluğunu öne çıkarmaktadır.
  10. Pancinsiyetli (Pangender): Erdişi ile benzer bir kavramdır; ancak erdişilere göre cinsiyet karakterleri biraz daha az belirgindir. Kimi zaman "bütün cinsel kimlikler" anlamında, cinselliğin bütün çeşitliliğini öne çıkarmak amacıyla kullanılan bir terimdir.
  11. Üçüncü Cinsiyetli (Third Gender): Kendilerini erkek ya da dişi olarak tanımlamayan, bunun yerine üçüncü bir alternatif olarak gören kişilerin kullandığı genel bir terimdir. Buradaki "üçüncü" sözcüğü çoğunlukla "diğer" anlamında kullanılmaktadır.
  12. Trans Kadın (Trans Female / Male-to-Female / MTF): Biyolojik olarak erkek doğmuş bir bireyin cinsel kimliğinin bu biyolojik cinsiyet ile aynı olmaması ("erkek doğmuş olmaya rağmen kendini kadın olarak hissetme" veya "erkek bedenine doğmuş kadın olma") durumudur. Bu kişiler hormon tedavisi ve ameliyat yoluyla vücutlarını kadınların biyolojik özelliklerini edinecek şekilde değiştirmiş olabilirler veya olmayabilirler.
  13. Trans Erkek (Trans Male / Female-to-Male / FTM): Biyolojik olarak dişi doğmuş bir bireyin cinsel kimliğinin bu biyolojik cinsiyet ile aynı olmaması ("kadın doğmuş olmaya rağmen kendini erkek olarak hissetme" veya "kadın bedenine doğmuş erkek olma") durumudur. Bu kişiler hormon tedavisi ve ameliyat yoluyla vücutlarını erkeklerin biyolojik özelliklerini edinecek şekilde değiştirmiş olabilirler veya olmayabilirler.
  14. Üçcinsiyetli (Trigender): Erkek, dişi ve cinsiyetsiz özellikler arasında geçiş yapan kişilerdir.
Her ne kadar toplum genelinde transeksüellik "ameliyat ile cinsiyet değiştirme" anlamına gelse de, psikolojik terminoloji açısından illa ameliyatla cinsiyet değişimi gerekmemektedir. Kimi zaman biyolojik cinsiyeti ile cinsel kimliği uyuşmasa da cinsiyet değişimi istemeyen kişilere transgender denmektedir. Ancak modern teknikler sayesinde cinsel kimliği transgender olan bireyler, biyolojik özelliklerini de cinsel kimliklerine uydurmayı seçebilirler. Bu durumda (biyolojik) cinsiyet değiştirme operasyonları/terapileri uygulanır. Transeksüelliğe yönelik toplumsal önyargılar konusundaki bir yazımızı buradan okuyabilirsiniz.
Görülebileceği gibi bu kavramların bazıları birbirine fazlasıyla yakındır; hatta bazıları diğerlerini kapsayan kavramlardır. Bu kavramlar literatürde oturdukça, birbirleriyle olan ilişkileri ve kavramsal sınırları da netleşmektedir. Burada tüm ikili-olmayan cinsel kimliklere yer verememiş olsak da, olabildiğince geniş bir yelpazeyi kapsadığımızı umuyoruz.

Sonuç

Gerici ve gelişmekte olan toplumlarda "erkek" ve "kadın" haricinde herhangi bir kavramdan söz etmek bile "şeytani" olarak nitelendirilebilmektedir. Ancak günümüz modern toplumlarında ve aydın düşünce dahilinde bir bireyin cinsel kimliğinin tamamen kendine ait olması son derece mantıklı ve insan toplumunun ulaştığı medeniyet düzeyiyle uyumludur. Cinsiyet, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet gibi kavramlardan haberdar olmak, bireylerin cinsel kimliklerini tanımlama hakkına sahip oldukları gerçeğiyle kaçınılmaz olarak yüzleşmemizi sağlamaktadır.
Buraya kadar birçok tanımdan bahsettik, ancak bu konuları inceleyen başlı başına bir bilim dalı olarak seksolojiye ve cinsiyet araştırmalarına ucundan bile değinmiş olamadık. Fakat biliniz ki, cinsiyetler psikolojik, sosyolojik, evrimsel, antropolojik, vb. açılardan incelenirken, buraya sığdıramayacağımız, kitaplar dolusu analiz yapılmaktadır ve sadece birkaç satırda bunların irdelenmesi mümkün değildir. Üstelik, bu tanımların çoğu, sürekli olarak gelen yeni veriler ışığında değişmekte, bilim camiası içerisinde yeni tartışmalara neden olmakta ve güncellenmektedir. Bu sebeple, bu verdiğimiz tanımlarla ilgili olarak da çok sabit bir açıklama yapmak pek mümkün olamamaktadır.
Biz burada sizlere olabildiğince temel bir özet verip, çok temel bazı hatalı anlaşılmaları düzeltip, daha detaylı araştırmalarınız için önayak olmayı hedefledik. Umarız başarılı olmuşuzdur.
Kaynak: evrimagaci.org
Not: Bu postla birlikte eşcinsellikle alakalı bilgilere giriş yapmış olduk, bundan böyle eşcinsellik genlerde mi var yoksa tercih mi, evrimsel süreci vs. hakkında postlar geliyor. İyi akşamlar...
submitted by RedditYeterBanlama to AteistTurk [link] [comments]


2020.10.03 23:38 GoldenBall44 Şeytan kötü çocuklar için geliyor.

Şeytan kötü çocuklar için geliyor. Yatağının altında uykuya dalmalarını bekler ve sonra küçük ayaklarını tutar. Küçük ayaklarını tutuyor ve onları aşağıya sürüklüyor .... yatağın altına ve cehenneme kadar .... kötü küçük çocukların sonsuza dek bir ateş gölünde yanacakları yer. "
Tarlada arkadaki küçük bahçeye doğru yürürken annemin sesini kafamda duydum. 10. Küçük kız kardeşim Lila, birkaç adım geride kaldı. Atlıyordu. Küçük ayakları uzun çimenlerin arasında zıplıyor.
Annem hep Lila hakkında "Tüy kadar hafif," derdi.
Gece geliyordu ama güneş hala doğuyordu. Sıcak bir gündü, ama neyse ki, tarlada esen serin bir rüzgar vardı. Yüzümde rüzgarı hissedebilmek için yapmam gerekenden daha yavaş yürüdüm. Terimi kuruttu. Çok iyi hissettirdi.
Lila benimle konuşmaya çalışıyordu, sesi hızlı anlamsız sözler ve böcek cıvıltıları gibiydi, çünkü tek duyabildiğim annemin uyarılarıydı.
"Şeytan kötü olan küçük çocuklar için gelir ... ve onları aşağıya sürükler."
Annem her zaman bana böyle şeyler söyler, beni korkutması ve iyi bir çocuk olmak istememe neden olması gereken şeyler. Yine de aptal değilim. Ben onun düşündüğünden daha zekiyim ve bu şeylerin, şeytanların ve meleklerin, Cennet ve Cehennemin numara yapmaktan başka bir şey olmadığını biliyorum. Onlar uydurma. Sahte. Ve insanların neden böyle saçmalığa inandıklarını bilmiyorum.
Ama ben de rol yapıyorum.
Her Pazar sabahı kiliseye giderim ve annemin yanına otururum. Bazen babam da gelir. Bazen yapmaz. İyi bir küçük çocuk gibi, İyi Kitap'ı takip ediyorum ve Vaiz Wilson hiçbir şey hakkında biraz fazla uzun konuştuğunda uyanık kalıyorum. Preacher dur dediğinde ayağa kalkarım. Preacher otur dediğinde otururum. Ve bana söylememi söylediği şeyi söylüyorum.
Hikayelerine inanıyormuş gibi yapıyorum. Sodom ve Gomorrah ateşe ve küle döndüğünde üzülüyorum. Mesih körleri iyileştirip ölüleri dirilttiğinde İsa'yı övüyorum. Ve günlerin sonundan ve dünyanın her şeyin sonunda göreceği tüm çılgınlıklardan korkuyorum. Bunların hepsini, annemin iyi bir çocuk olduğumu düşünmesi için taklit ediyorum.
Ama söylediğim gibi hepsi numara yapıyor. Çünkü ben iyi çocuk değilim. Hayatımda bir gün asla. İyi bir çocuk olmak istemiyorum. Hayır. Bu doğru değil. Asla iyi olmak istemediğimden değil, sadece kötü olduğumu biliyorum.
Bazen kötü şeyler yaparım.
Annem ve babam uyurken bir kez bira içtim. Tepeye çıkardım ve elimden geldiğince hızlı içtim. Kendimi komik hissettirdi ama iyi anlamda. Kustum. Ama bu iyi.
Okulda bir tarih sınavında kopya çektim. Biri öğretmenden cevapları çaldı ve annemin çantasından aldığım 3 dolarla bir tane aldım. Annem bir ara çantasından paranın düştüğünü ve bu konuda asla büyük bir yaygara koparmadığını düşündü.
Bir keresinde kanadı kırık bir kuş buldum. Uçup gidemediği için yakalanması kolaydı. Kafasını bir ağaca vurdum ve küçük beyinlerinin her yere dökülmesini izledim. Bütün tüylerini koparmaya başladım ama sonra fikrimi değiştirdim. Ateş yakıp pişirecektim ama çoktan sıkılmıştım, bu yüzden onu çalılıklara attım ve eve geri döndüm.
Nedenini söyleyemem ama üç gün önce uzun tarlada yürürken, bahçeye giderken sesi beni her zamankinden daha fazla rahatsız etti. Sanki beni asla terk etmeyecekmiş gibi defalarca duydum. Bana asla biraz huzur vermez.
"Şeytan, kötü olan küçük çocuklar için gelir ..."
Ama bu doğru olamaz. Şeytan asla benim için gelmedi. Ve bazen, o kötü şeyleri sırf annemin Şeytanı yatağımın altında beni aşağıya sürükleyip sürüklemediğini görmek için yaptım. Ama asla olmadı. Hala.
Arka 10'un ve küçük bahçenin görüş alanına girdiğimizde Lila'nın kendine bir şeyler mırıldandığını duyabiliyordum. Kiliseden bir ilahiye benziyordu. Annem gibi hep ilahiler mırıldanıyordu. *Amazing Grace. Eski Sağlam Haç. Ne Kadar Büyüksün. Kandan başka bir şey yok ... * annenin favorisi.
Annemin bahçesine bakılacak pek bir şey yoktu, etrafında cılız bir tel çit olan kare bir toprak parçası. Ama bu annemin gururu ve neşesi. Yeterince domates, havuç, yeşil biber, mısır ve yeşil fasulye yetiştirmeyi seviyor, böylece onları büyürken özgürce yiyebiliriz ve kışın da konserve için hala bir demetimiz olabilir.
Annem sebzelerini konservelemeyi seviyor. Neredeyse kilisesini ve İsa'sını sevdiği kadar. İlkbahar ve Yaz aylarında bahçesine bakmak için saatler harcıyor.
Yine de bu sezon annemin bahçesini bulan bir sürü Jackrabbits oldu. Babam çitleri sebzelerden uzak tutacak kadar uzun ya da yeterince derine inşa etmedi. Ve tavşan tavşanlarının içeri girmesine izin verildiğinde, asla huzur içinde çıkmazlar. Küçük iblisler gibiler.
Akşam, Pa tavşanı ondan kurtulmak için beni tüfekle bahçeye gönderdi. Çok yorgundu ve biranın içine yedi kutu doluydu, yoksa kendisi yapardı. Bunu onun için yapmakta iyiydim. İlk kez tavşanımı öldürmedim.
Elimden geldiğince küçük piçleri öldürmeyi seviyorum.
Lila ile bahçeye ihtiyacım olduğu kadar yaklaşınca durdum ve Lila'ya da durmasını ve ağzını kapatmasını söyledim. Annemizin gururu ve neşesiyle ziyafet çekebilecek herhangi bir Jackrabbits'i atlamasına veya mırıldanmasına ihtiyacım yoktu.
Lila'ya yerinde kalmasını söyledim ve yavaşça bahçeye doğru yürümeye başladım. Herhangi bir Jackrabbits beni fark edip kaçmaya çalışırsa diye .22 tüfeğimi hazır hale getirmek için kaldırdım. Tüfeği bahçeye doğrultuyordum, ona söylediğim gibi geride kaldığından emin olmak için Lila'ya geri dönüp baktığımda, mısır sapları arasında dolaşan herhangi bir tavşan olup olmadığını izliyordum.
Sanki güneş omuzlarının üstünde oturuyormuş gibi görünüyordu. Işık vücudunun tam üstünde parlıyordu. Parlıyor gibiydi. Sanki Rab İsa ışığını tam üstüne parlıyordu.
Yine de ona inansaydın.
Kız kardeşim benden üç yaş küçüktü ve annemin dediği gibi, o yeryüzünde bir melekti. Uzun, dalgalı sarı saçlar. Parlak mavi gözler. Kusursuz ten. Mükemmel sırıtma. Dünyayı aydınlattı.
"Açılar, Rab İsa'dan bir armağandır. Onlar bu dünyada onun bir parçası ve hayatlarımızı daha iyi hale getirmek için bize verildi. Düştüğümüzde bizi yukarı kaldırırlar. Dünyamızda karanlık olan her şeyi aydınlatıyorlar. Ve öldüğümüzde; sonsuza dek Rab İsa'yla birlikte olmak için bizi Cennete götürürler. "
Ve tam o sırada, bana da bir melek gibi göründüğüne yemin ederim. Kötü olduğum yerde, tam o sırada kız kardeşimin iyi olduğunu biliyordum.
Lila ağladığında annemize sarılan tek kişiydi. Her zaman annemi daha da ağlatırım.
Babamızı gülümsetebilecek tek kişi Lila'ydı. Onu her zaman bir çıngıraklı yılandan daha kızgın ve huysuz yapıyor gibiyim.
Bildiğim kadarıyla Lila asla bir sineği çalmadı, aldatmadı ya da incitmedi.
Bahçede hareket eden bir şey duydum. Lila'dan uzağa baktım ve tüfeğimi geri aldım. Bir Jackrabbit'in sıralar halinde havuç peşinde koştuğunu görebiliyordum. Küçük piç tek bir tane bile yemiyor.
Onu tüfeğimin ucuyla takip ettim ve küçük piçin durmasını bekledim. Küçük kulaklarının aşağı yukarı sallandığını ve küçük kıçının yerde döndüğünü görebiliyordum. Nefesimi neredeyse bir dakika tuttum, çünkü Jackrabbit'in nefesimi duymasını istemedim. Bir ısırık havuç almak için durduğunda, iki hızlı atış yaptım. Sonra bahçeye koştum ve cılız çite atladım.
Bir atış kaçırıldı.
Ama bir atış piçin arka ucundan vurdu. Temiz tutun. Ona vardığımda, kendisini uzaklaştırmaya çalıştığını görebiliyordum. Arka ayağı işe yaramaz. Toprağın içinden bir kan izi oluşturuyordu. Kısa bir süre durdum ve sürünmesini izledim. Beni görünce gözleri gerçekten büyüdü, ama kaçacak kadar hızlı sürünemedi.
Tüfeği düşürdüm ve boynundan yakaladım. Tekrar vurabilirdim ama yapmadım. İki elimle boynunu sıkıca tuttum ve sıktım. Bir Jackrabbit'in zayıf bir boynu olduğunu düşünürdünüz, ama yok.
Gerçekten çok sıkmak zorunda kaldım.
Ve Jackrabbits'in çığlık attığını bilmiyordum.
Ama onu boğarak öldürürken, gözleri kocaman açılmış ve başını dışarı fırlatırken tanıdığım herkesten daha yüksek sesle çığlık attı. Küçük bir kız ölüyor gibiydi. Ne kadar sıksam o kadar yüksek sesle çığlık attı.
Kemikler kırılana kadar.
Lila'yı unutmuştum. Öldürmekle çok meşguldüm. Ama sonra, Jackrabbit öldüğünde, kız kardeşimin çığlık atmaya başladığını duydum. Öldürmemi izlemişti ve kötü olduğumu görmüştü.
Küçük melek.
Korku ve gözyaşlarıyla dolu gözler.
Benden korkuyordu.
Annemin sesini yine kafamda duydum.
"Melekler, Rab İsa'nın armağanıdır."
Ölü Jackrabbit'i düşürdüğümü ya da tüfeği topraktan aldığımı hatırlamıyorum.
"Şeytan, kötü olan küçük çocuklar için gelir."
Tüfeği Lilia'da gördüm ve Rab İsa'nın bir meleğini öldürürsem ne olacağını düşündüm. Bundan daha kötü ne olabilir? Şeytan benim için gelmeli. Sağ? Ve bunun için beni almaya gelmiyorsa, hiçbiri gerçek değil. Başından beri söylediğim gibi. Hepsi numara yapıyor. Hikayeler ... hepsi bu.
Ben kovdum.
Lila çığlık atmayı bıraktı.
Boynundan biraz kan fışkırdı ve ıslak bir çuval gibi yere düştü. Tüfeği tekrar düşürdüm ve ona doğru koştum. Büyük bir deliğin olduğu boynundan parlak kırmızı kan akıyordu. Lila konuşmak istedi ama sesi bir daha asla çalışmayacaktı. Artık anlamsız şeyler veya böcek cıvıltısı yok. Artık ilahiler mırıldanmak yok.
Yanındaki uzun çimenlere indim ve hayatının yere boşalmasını izledim. Gözlerinde ateş gibi bir parıltı vardı. Ve neredeyse kiliseye inanıyordum. Ancak yangın söndü. Melek gibi kanatlanıp uçup gitmedi. Hiçbir melek onu cennete götürmek için aşağı inmedi.
O ... sadece ... öldü.
Gökyüzüne baktım ve sessizce Rab İsa'ya meydan okudum. Gel meleğini al! Kötü olduğum için vur beni! Işığını öldürdüğüm için beni vur! Eğer gerçeksen! Yap!
Ama asla yapmadı.
Anneme ve babama bunun bir kaza olduğunu söyledim. Bunun olmasını istemedim. Lila beni ürküttü ve tüfek yanlışlıkla vuruldu. Bunun olmasını istemiyorum. Yemin ettim. Ama Lila boynundan vuruldu ve onu kanamadan ve ölmekten alıkoymak için yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Çok hızlıydı.
Lila'yı bu sabah gömdük.
Annemi daha önce hiç olmadığı kadar ağlattım. Odasından çıkmayacak. Hala duvarların arkasından ağladığını duyabiliyorum.
Babamın bugün kaç kutu bira içtiğini bilmiyorum ama bu gördüğümden çok daha fazla. Bir süre önce ormana girdi. O kadar iyi yürüyemezdi. Tüfeğini aldı. Nereye gittiğini veya ne zaman döneceğini bilmiyorum.
Beni hala seviyorlar ama benden de nefret ediyorlar. Lila konusunda bana inanıyorlar mı bilmiyorum. Kötü olduğumu bildiklerini düşünüyorum.
Şu an yataktayım ve uyuyamıyorum. Güneş gitti ve odam siyah. Ben hiçbir şey göremiyorum. Lila hafif idiyse, sanırım diğer şey benim.
Karanlık.
Yatağımın altında bir şey hareket ediyor. Sessiz olmaya çalışıyor ama zeminin tahtasını çizdiğini duyabiliyorum. Ne olduğunu bilmiyorum. Ve aşağı inip bakmaya korkuyorum. Belki bir Jackrabbit içeri girmişti. Daha önce hiç olmadı. Belki vardır. Ama bir Jackrabbit'in böyle tısladığını hiç duymadım.
Ya da belki yanılıyorum.
Bakarsam, belki Şeytanın kırmızı gözlerini görebilirim. Yatağımın kenarına çok yaklaşırsam, belki kırmızı eli beni tutup siyah tırnaklarını bana batırır ve beni aşağıya sürükler, orada sonsuza dek bir ateş gölünde yanacağım.
Olabilir.
Yatağın ortasında kıvrılıp dua etmeye başladım. Ve güneş geri gelene ve ışık geri gelene kadar dua etmeye devam edeceğim.
Sadece yanılıyorsam diye.
submitted by GoldenBall44 to u/GoldenBall44 [link] [comments]


2020.10.03 17:32 oylesinetakilan-adam BTS,KPOP,EXO VE ANİME

BTS , KPOP , EXO VE ANİME
iyi günler sayın kgb hulku bu kavramlar hakkında konuşacaktım . flört ettiğim çoğu kızla bunlar yüzünden konuşmayı bıraktım . sorun bunlar değil sorun bunlara bakış açıları. şimdi konuşmaya başlıyoruz 2 günde zaten belli ediyorlar bunları dinlediklerini ve izlediklerini sonra konuşmaya devam ediyoruz ama sorunlar ortaya çıkıyor sürekli korelilerin tatlı olmalarından bahsediyorlar onları ilahlaştırıyorlar (yapmayanlar vardır) . bakın ben ırkçı degilim aksine aşırı derecede anti milliyetçiyim hatta insanlar arasında ırk olmadıgını savunurum ( adaptasyon) . neyse bak diyorumki bir süre konuşmayalım bir kaç 1 kac gün sonra tekrar yazıyorlar işte tekrar konuşuyoruz. yani yine aynı hataya düşüyorlar sonra sabah akşam iğrenç olduğuma dair mesajlar bla bla bla . bu grupta çoğu kişi anime sevmiyor çoğu kişi seviyor mesela sevenler diyorki ben böyle degilim sadece izliyorum . bir kavram vardı w ile başlayan o degilim diyorlardı(weeb) . kpop sevenler de olabilir grupta ama onlarda degildir umarım bahsettiklerim gibi . yani anlamıyorum insanlardaki farklı olma takıntısını bu nedir aga delircem neyse umarım kendimi iyi ifade etmişimdir hiçbir ırkı yüceltmeden ne bok yerseniz yiyin . bu arada ben bu dedikleriniz altyazılı dinledim yani hoşuma gitmedi bir herifin solo parçası vardı o iyiydi agust b mi d mi ne ise onun . anime konusuna gelirsek hoşuma giden tüm türleri izlerim hani ister anime ister farklı bir şey olsun konusu sarsın yeter ama tvdekiler dışında anime izlememişimdir vakit bulursam izlerim yani hoşuma giderse abartılacak bir şey degil önemli olan senaryo ve kalite kendinize iyi bakıb tekrar iyi günler kgb hulku hepinizin anasını sikeyim(bir de eğer kız varsa aranızda kalbiniz kırılır mıydı böyle dediğim gibi bir olay yaşasanız hani benim elimde degil zaten anlatıyorum görüşlerimin hepsini onun elinde konuşup konuşmamak)
submitted by oylesinetakilan-adam to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.03 13:51 Retrace123 BTS , KPOP , EXO VE ANİME

iyi günler sayın kgb hulku bu kavramlar hakkında konuşacaktım . flört ettiğim çoğu kızla bunlar yüzünden konuşmayı bıraktım . sorun bunlar değil sorun bunlara bakış açıları. şimdi konuşmaya başlıyoruz 2 günde zaten belli ediyorlar bunları dinlediklerini ve izlediklerini sonra konuşmaya devam ediyoruz ama sorunlar ortaya çıkıyor sürekli korelilerin tatlı olmalarından bahsediyorlar onları ilahlaştırıyorlar (yapmayanlar vardır) . bakın ben ırkçı degilim aksine aşırı derecede anti milliyetçiyim hatta insanlar arasında ırk olmadıgını savunurum ( adaptasyon) . neyse bak diyorumki bir süre konuşmayalım bir kaç 1 kac gün sonra tekrar yazıyorlar işte tekrar konuşuyoruz. yani yine aynı hataya düşüyorlar sonra sabah akşam iğrenç olduğuma dair mesajlar bla bla bla . bu grupta çoğu kişi anime sevmiyor çoğu kişi seviyor mesela sevenler diyorki ben böyle degilim sadece izliyorum . bir kavram vardı w ile başlayan o degilim diyorlardı(weeb) . kpop sevenler de olabilir grupta ama onlarda degildir umarım bahsettiklerim gibi . yani anlamıyorum insanlardaki farklı olma takıntısını bu nedir aga delircem neyse umarım kendimi iyi ifade etmişimdir hiçbir ırkı yüceltmeden ne bok yerseniz yiyin . bu arada ben bu dedikleriniz altyazılı dinledim yani hoşuma gitmedi bir herifin solo parçası vardı o iyiydi agust b mi d mi ne ise onun . anime konusuna gelirsek hoşuma giden tüm türleri izlerim hani ister anime ister farklı bir şey olsun konusu sarsın yeter ama tvdekiler dışında anime izlememişimdir vakit bulursam izlerim yani hoşuma giderse abartılacak bir şey degil önemli olan senaryo ve kalite kendinize iyi bakıb tekrar iyi günler kgb hulku hepinizin anasını sikeyim(bir de eğer kız varsa aranızda kalbiniz kırılır mıydı böyle dediğim gibi bir olay yaşasanız hani benim elimde degil zaten anlatıyorum görüşlerimin hepsini onun elinde konuşup konuşmamak)
submitted by Retrace123 to KGBTR [link] [comments]